Delphin Hotels
Yükleniyor..
Yükleniyor..
Yükleniyor..
Yükleniyor..

2019 fırsat ve tehditleri ile birlikte geliyor

Gelecek hafta başı yeni bir yıla merhaba diyeceğiz. 

Her zaman olduğu gibi yeni yıl fırsat ve tehditleri ile birlikte geliyor. Bu fırsat ve tehditlerin içinde öngörebildiklerimizin yanında bilemediğimiz daha birçok gelişme de söz konusu. 

Gelişmelerin ve dengelerdeki değişimin ekonomiye turizme yansımalarını da çok iyi görmek gerekiyor.

Ekonomimizde rahip krizi ile başlayan sıkıntılar kademe kademe iyileşiyor ama bence kritik durum henüz geçmedi. Çünkü dünyada da işler pek iyi gitmiyor. 

Birçok uzman ve bankacı ülkemizde 2019 yılının ikinci yarısından sonra bir canlanmanın olacağı, faiz ve enflasyon cephesinde iyileşmelerin görüleceği konusunda hemfikir. 

Kur ve faiz cephesinde iyileşmenin devam etmesi krediler yönünden olumlu ancak yüksek enflasyondan dolayı artan girdi maliyetlerinin azalmaması nedeniyle otellerin karlılığının olumsuz yönde etkilenmesi söz konusu olabilir.

Hızla yükselen Türkiye’ye karşı başta İspanya ve Yunanistan olmak üzere turizmde rekabet içinde olduğumuz ülkelerin hamlelerini de yakından takip etmemiz gerekiyor.

Son dönemde Türkiye’nin ABD ile yakınlaşması Rusya cephesinde bazı pürüzlere yol açabilir. 

En büyük turizm pazarlarımızdan biri olan Rusya ile siyasi, jeopolitik ilişkiler ve Suriye’deki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerekiyor. 

Dünyadaki büyüme endişeleri ile petrol fiyatlarının düşmesi, ABD Merkez Bankası FED’in faiz artışlarına ara vereceğinin sinyalini vermesi, olumlu bir gelişme. 

Para ABD’ye dönüyorken tekrar gelişmekte olan ülkelere doğru yönelmeye başladı. 

Kredi imkanlarının 2019 yılında da genişleme ihtimalinin olması ülkemiz ve sektörümüz için bir nefes alma hatta doğru yatırımları da hayata geçirme şansını doğurabilir. 

Ticaret savaşları ve büyüme endişelerini de yakından takip ederek bu dönemde oluşan fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor. 

Euro/dolar paritesinin üçüncü çeyrek sonuna kadar biraz daha kuvvetlenmesini, petrolde gerek büyüme endişeleri ve gerekse arz fazlası nedeni ile yıl içinde dalgalanma gösterse bile aşırı bir artış olmayacağını, jeopolitik gelişmeler ve ABD ile ilişkilerde bir sorun yaşanmaz ise Türk Lirasının dolar ve euro karşısında enflasyon oranı kadar bir değer kaybedeceğini umuyorum. 

Geçmiş yıllara baktığımızda borsa kaybettirdiği her yılın ardından kazandırmış. 

Ancak yine de yavaş bir iyileşme olasılığı yüksek, hisse ve sektör bazlı değerlendirme yapmakta fayda var. 

Hisse alımı için orta ve uzun vade için inanılmaz fırsatlar oluştu.

Sezona çok büyük beklentilerle girmemek ve temkinli hareket etmek gerektiğine inanıyorum.
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin