AKLIMIZDA DELİ SORULAR ????


Değerli turizm okurları,

Gün geçmiyor ki her gün farklı haberler ve yeni alınan kararlarla 2021’e olan ümidimiz azalmasın. Herkes
kendi doğrusuna göre bir yol çizmeye çalışıyor. Bu yollara göre konuşuyor, yazıyor, çiziyor. Her kanalda, sosyal
mecralarda, dergilerde, gazetelerde ve hatta resmi mercilerde farklı farklı yollar anlatıyorlar. Biz halk ise labirentin
içine sıkışmış, kendimize bir çıkış yolu arıyoruz. Ha bu arada beklentimiz daha sağlıklı ya da daha refah bir yaşam
değil, sadece YAŞAYABİLMEK.

Ülkeler toplanıyor, sonra da bir odaya girip, masa başında belli başlı kararlar alıyorlar. Alıyorlar da peki ya
sonra ? Bana sorarsanız sonrası yok. Çünkü dünyayı yakıp, kavuran dünyaca tanınmış en ünlü belalılarından olan
Sayın COVID-19 belasının rakamları ortada. 

Dedik ya herkes bu duruma karşı bir yol çiziyor, DÜNYA nasıl bir yol izledi de şu an başlangıç noktasından da çok daha gerideyiz. Hadi bunu sorgulamadık diyelim. Aynı şeyleri yapıp yapıp, farklı bir sonuç beklemek nasıl bir bakış açısıdır? 

Dedim ya aklımızda deli sorular…

Biliyoruz, Covid-19 efendi herkesi çok kötü etkiledi. Ancak turizm sektöründen biri olarak özellikle turizmde
ve içindekilerden bahsetmemek elde değil. Sayın COVİD-19 efendiden en çok etkilenen kesimlerinden biri olan turizm
sektörü artık kan ağlamıyor, çünkü akacak kanın kaldığına inanmıyorum. 

Sektörün hem yatırımcıları hem de çalışanları karanlık bir alanda küçücük de olsa, bir çıkış ışığı arıyor. Tam o ışığı gördükleri için heveslenirken, yeni olumsuz haberlerle tekrar karamsarlığın içinde buluyorlar kendilerini. Sektörün tüm yatırımcıları kredi çekmiş, bu kredilerle ile ayakta kalmaya çalışırken, hem de çektikleri kredileri geri ödemeye çalışıyor.

Tabi gelirin sıfır olduğu bir ortamda bunun matematik hesabı nasıl yapılır? 

Siz söyleyin! Bir de sektör çalışanları var. Zaten büyük çoğunluğu sezonluk çalışırken bu durumla birlikte uzunca bir dönem çalışmamış durumda. Tamam! Bir kısmı iyi ya da kötü bir şekilde destek aldı. Ancak ev kiralarının bile 1500 ₺- 2000 TL civarında olduğunu düşündüğümüzde verilen desteğin ne denli etkili olduğu büyük bir soru işareti. 

Türkiye ekonomisi için çok büyük bir güç olan TURİZMin ayakta kalabilmesi, yani acentelerin, tesislerin, taşıma şirketlerinin, sektöre bağlı her birimin batmaması için bu bacasız sanayiye daha kapsamlı ve donanımlı hamlelerin yapılması tartışmasız bir şart. Aksi takdirde milyonlarca iş ve işçi göçünün bizi turizmde yıllarca geriye atması kaçınılmaz.

Nisan ayı itibariyle destekler de sonlandırıldı!! Buna karşılık küçücük umutlarla bile olsa Akdeniz bölgesinde
bazı tesisler açmaya başladı. TÜRKİYE TURİZMİ 2020 yaz sezonunda antremanlı olduğundan bu yıl her ne kadar zor
geçerse geçsin en azından güvenilir turizm yapma konusunda başarılı olduğunu ispatlamış durumda. 

Kısacası, konaklama tesislerinden acentesine, acentesinden taşıma şirketlerine, sektörden herkes üstüne düşen sorumluluğu
almış ve uygulamakta. Bizler artık geleceğimizle çok ilgili olan bazı sorularımızın net cevaplarını öğrenmek istiyoruz.

Bu yaşadığımız durumun azalması için değil de, BİTMESi için Gereken ne? 

Peki şimdiye kadar yapılanlar gerçekten gerekli olduğu için miydi? 

Alınan tedbirler yeterli miydi? 

Yeterli değilse, neden? Yoksa yanlış mıydı? 

Hadi ilk zamanlar ne ile karşı karşıya olduğumuz bilmiyorduk. Peki ya şimdi öğrendik mi? Öğrenme sonucunda düne göre
bugünün daha iyi olması için ne yaptık? Bu durum daha ne kadar devam edecek?

Aslına bakarsanız bu soruların cevabı artık ne kadar önemli bilmiyoruz. Çünkü sokaklara indiğimizde kimsenin
ne psikolojik, ne de maddi olarak dayanacak gücünün kalmadığını görüyoruz. Amiyane tabirle yamalı bohça gibi bu
durumlar böyle gitmeye devam ederse, bu durumun sonlanması için farklı bir şeyler yapılmazsa. İnsanlar artık virüs
etkisiyle değil, ruhsal ve maddi sıkıntılar yüzünden can vermeye başlayacak. Ki bu tür haberler de ortaya çıkmaya
başladı.

Ama her şeye rağmen tüm inancımızla

Turizm ile kalın.

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin