Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak!

Biz Turizmciler rekorlar kırmaya alışmışken Covit-19 vurdu geçti dünyayı! 

Şu anda hayatta kalma kaygısı her şeyin önünde…

Dünyada ilk kez bu kadar açık şekilde insan hayatı ekonomik kaygıların önüne geçti. 

Devletler, insan hayatı için milyarlarca liralık kayıpları tereddüt etmeden göze aldılar. 

En gelişmiş, ekonomisi en iyi ülkeler bile bu virüsten beklediğinden fazla zarar gördü, görmeye devam ediyor. 
Virüse bağlı rahatsızlıklardan milyonlarca insan etkilendi, on binlerce insan öldü. 
Tüm dünyada seyahat ve üretim başta olmak üzere her şey durma noktasına geldi.

En büyük arzum ve duam bu virüsün bir an önce bitmesi. 
Aşısının, ilacının çıkması ve insanların özgür ve sağlıklı günlere geri dönmesi.

Anne babanın evladına sarılıp öpüp koklayamadığı, biz Türklerin en çok sevdiği tokalaşma ve öpüşmenin ortadan kalktığı, hayatımızın her noktasında maskenin olduğu bir dönem yaşıyoruz.

Benim hatırladığım 1980 ihtilalinden sonraki ilk sokağa çıkma yasağını yaşadık. O gece sokağa çıkma yasağının açıklanmasından sonra gördüğümüz manzara hepimizi şaşırttı…Nasıl ilan edildiği vs. detayına girmeyeceğim. 

Arzumuz; O gece hayatımızın olmazsa olmazları için dışarı çıkan insanların birbirine virüs bulaştırmamış olması!..

Evet! Bu salgından sonra başta hijyen olmak üzere tüm alışkanlıklarımızı gözden geçireceğiz. Domuz gribi, kuş gribi gibi kolay unutulmayacak bu durum. Eskisi gibi elimizi kolumuzu sallaya sallaya uçabilecek miyiz? Metrolar, otobüsler başta olmak üzere toplu taşıma araçları nasıl şekillenecek? Düğünlerde, sevinçlerimizde uzun halaylar çekilecek mi? Gittiğimiz otelde yatağımıza eskisi gibi uzanıp, gidip restaurantta barda rahat rahat yiyip, içebilecek miyiz? Restoranlarda, barlarda, eğlence mekanlarında, stadyumlarda eskisi gibi kalabalık olabilecek miyiz? Her şey dahil kalkar mı? Yeni servis trendleri mi? Oluşacak tüm bunları bekleyip göreceğiz.

Bu virüs bittiğinde ve çark dönmeye başladığında hız ne olacak? Aylardır yaşanan karantinadan sonra nasıl bir tepki vereceğiz? bunların hepsini bekleyip göreceğiz!

Antalya’nın Turizmin gündemi; Oteller açılacak mı? Açılırsa ne zaman açılacak? Sezon bitti mi? gibi bir sürü sorular ve sorunlar! Biz tüm bu soruların cevabını Korona’ dan bekliyoruz. Ölümler bittiğinde bu virüs illeti ortadan kalktığında en hızlı eski seviyesine ulaşacak olan sektör seyahat sektörü olacaktır. Hele hele aşısı ya da bir ilaç çıktığında nasıl bir trend yaşanabileceğini düşünemiyorum. Çünkü şu an hem Antalya özelinde hem ülke genelinde başarılı bir süreç yaşanıyor ve vaka ve ölüm sayısında, böyle bitirilmesi halinde bizim birkaç adım önce olduğumuzu düşünüyorum.

Başta Turizm Bakanımız, Sayın Valimiz, Belediye Başkanlarımız, AKTOB Başkanımız ve TÜROFED Başkanımız olmak üzere tüm STK yetkilileri bu sürecin en az hasarla atılması için gece gündüz çalışıyorlar. 

Ben şahsım ve sektörüm adına emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Haftalardır verilen emeği, çabayı yakından bilen birisi olarak bu sürecin tüm paydaşların en az zararla atlatması için çalışandan, yatırımcıya, tedarikçiden, tur operatörüne herkes canla başla bir mücadele içerisinde… 
Bizler de uyarıları dikkate alıp, #EVDEKAL’ ara
k sağlıklı ve özgür günlere dönmek için üzerimize düşeni yapmalıyız.

Korona bize sağlığın ve özgürlüğün ne demek olduğunu hatırlattı. 
Karantina döneminde DÜŞÜNMELİYİZ! 
Kendimizi hesaba çekmeliyiz…

İtalya’ da koronavirüs tedavisi gördüğü hastaneden iyileşerek çıkan 93 yaşındaki hastaya solunum cihazının bedelinin ödenmesi gerektiğini söylediklerinde hasta ağlamaya başlıyor. 
Kendisini fakir sanan hastane yetkilileri teselli etmek istiyor.
Yaşlı adam para yüzünden ağlamadığını belirtiyor ve diyor ki;
“Parayı ödeyeceğim... Düşünüyorum da 93 yıldan beri Allah’ın verdiği havayı soluyorum ve bunun bedelini hiç ödemedim. Allah’a ne kadar borcum var şimdi biliyor musunuz? Ve bunun için bir defa teşekkür bile etmedim...”

93 yıl sonra düşünmeyi öğrenen İtalyan hastanın sözleri bizlere ne kadar bedava yaşadığımızı ve Orhan Veli’nin mısralarını hatırlatıyor:
“Bedava yaşıyoruz, bedava. Hava bedava, bulut bedava. Dere tepe bedava. Yağmur çamur bedava...” 
Anlıyoruz ki “BEDAVA” yaşıyormuşuz işte… 

Böylesi günlerde herkesin aynı gemide olduğunu unutmayalım…
Hayat çerçevemize Merhameti, Adaleti, Dostluğu, Aşkı, Güneşi, Dağı yeniden çizerek duvarlarımıza asalım…
Bir mikrobun tüm dünyayı dört duvar arasına nasıl mahkum ettiğini görüyoruz işte…
Büyük dersler çıkaralım…
Sahip çıkalım birbirimize…Umutsuzluğa düşmeyelim…

#SağlıklaKalın #EvdeKalın
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin