Aslında Hepimiz Planlamacıyız

Avni Aker  

Neden  "Plan" yapıyorsunuz ? Neler yapacağımızı neden planlıyoruz? Günümüzü, ayımızı, yılımızı, yıllarımızı neden planlıyoruz, ne işe yarıyor ? Yanıt çok basit olabilir;  "Yaşamımızı daha DÜZENLİ KILMAK İÇİN PLANLAMA YAPIYORUZ..."
-  İŞ ve İŞLEMLERİMİZ olağan süresi içerisinde sonuçlansın, bize herhangi bir SIKINTI YARATMASIN diye... onları PLANLIYORUZ... (Emlâk Vergimizi, Otomobilimizin Vergisini 'boşu boşuna gecikme cezası ödememek için' belirlenmiş dönem içerisinde ödüyoruz).

Bazen aylar öncesinden, bazı olağanüstü durumlarda ise bir hafta ya da bir gün öncesinden PLANLAMA yapıyoruz.
Geleceğimizi, işlerimizi...PLANLIYORUZ.

Gençler, Kariyerlerini planlıyorlar...Gelecekte kendilerini nerede görmek istiyorlarsa, kendilerinde eksik gördükleri bilgilerle donanmak için, farklı eğitimler alarak kendilerini  o görevler için hazırlıyorlar, yetiştiriyorlar. Geleceğe kendilerini hazırlıyorlar!

PLAN YAPMAK zorunlu olarak işimizin, YAŞAMIMIZIN bir parçası haline geliyor? 

ASLINDA FARKINDA OLSANIZ DA OLMASANIZ DA, HEPİNİZ PLANLAMA YAPIYORSUNUZ ! 
HEPİNİZ, HEPİMİZ PLANLAMACIYIZ ! 

SABAH SABAH PLANLAMA YAPILIR MI ? 
Bazen de SABAH  yataktan kalktığımızda PLAN yapmaya başlıyoruz.  (en azından) "günümüzü PLANLIYORUZ". 

Sabah uyandığımızı ve yatağımızdan kalktığımızı düşünelim. Mevsim yaz ise mesele yok, ama kış ise sırtımıza bir hırka, yelek ya da evde rahatça giyebildiğimiz bir eşofmanı geçirir, banyoya gider, ihtiyacımızı giderdikten sonra, ılık bir duş alırız. Sonra adayımız bir hanım ise aynanın karşısında saçlarını tarar, erkek ise sakal tıraşı olur, sonra da Türkiye'deki genel alışkanlık üzerine, ocağa çay suyunu ve üzerine demliğimizi koyarız. Çay demlenirken sabah kahvaltısı için alışkanlıklarımıza  göre, sofra hazırlığına başlarız. 

Akıllı telefonlar çıkalı bir yeni adetimiz ise, bir arayan ya da mesaj var mı, diye cep telefonumuza bir göz atar, önemli ya da öncelikli bir durum varsa yanıt verir yoksa, ellerimizi yıkar sofraya otururuz. 

Sanki bir robot gibi, otomatik hareketlerle kahvaltı ederken bir taraftan da o gün yapacağımız işleri düşünmeye başlarız. İşte daha önceden de o gün için yapacağımız iş ve işlemlerin planlarını yapmış olsak da, sabahleyin ellerimiz, ağzımız kahvaltıda, kafamız ise yapacağımız işlerde olmak üzere kahvaltımıza devam ederiz. 

Daha sonra yine otomatik hareketlerle sofrayı toplar, kahvaltı malzemelerini kaldırır,  çatal bıçak takımlarını, tabak ve bardakları bulaşık makinesine yerleştiririz.  Aslında sabahları evin içinde adım attığımız yerleri, ayak izlerimizi bir sistem ile bilgisayar ortamında aktarsak, her gün her sabah aynı zaman aralıkları ile aynı yarlere bastığımız saptanabilir! Sabahları yaptığımız bu işlere şimdilerde "Sabah Rutini" diyorlar. Aslında hareketlerimiz olağan, tekdüze, alışılagelmiş bir robot gibi otomatik olarak yaptığımız iş ve eylemlerden  oluşuyor!.

Kahvaltınızı ettikten sonra mevsim durumuna göre perdeleri, pencereleri açmak, odaları havalandırmak günlük yaşamımızın bir parçasıdır. Hava güzelse ve güneş varsa "Let the sunshine in!" şarkısının eşliğinde yapacağınız daha birçok iş vardır. Evde akvaryumunuzda balıklarınız  ya da kuşlarınız varsa onların sularını tazeleyip, yemlerini kaplarına koyuyorsanız, kedinizin yemini de unutmuyorsanız, "planlı işleriniz" bitmemiş demektir!

Tabii evinde köpeği olan varsa, o kişi erkenden yataktan kalkıp, onunla birlikte sabah yürüyüşüne çıkma zorunluluğu vardır. Yürüyüş sonrası eve gelip, biraz önce saydığımız iş ve işlemleri yapar. Bu kişinin sabah temiz hava alması ve yürüyüş sporu ile bedenini günlük iş yaşamına hazırlaması, ona sağlık açısından bir dizi kazanımlar sağladığı gibi, başkalarına göre daha dinamik ve verimli bir çalışma olanağı da yaratır. İş yerine gittiğinde  onun olumlu enerjisi, birlikte çalıştığı arkadaşlarına da yansır. 

Bir de Ayşe Teyzeye bakalım! Apartmanda oturuyorsa, sabah kalktığında elini yüzünü yıkadıktan sonra, doğru pencere önündeki menekşelerine, çiçeklerine bakmağa gider. Elinde bir maşrapa su, onları sularken bir yandan da "benim güzellerim nasıllar bakayım?, ne kadar da güzel açmışsınız!" diye onlarla konuşur, onları okşar. Daha sonra da balkonundaki çiçeklere su verip, kahvaltısını hazırlamaya başlar. Onun için önce canı gibi sevdiği çiçeklerini görmek, onlarla konuşmak ve onları beslemek günün yapılacak en önemli işidir.  Çiçeklerinin her gün yeşil, renkler içinde canlı ve diri olması, onun yaşamını renklendirir, güzelleştirir.  Sabah keyif  çayını içerken de yine çiçekleriyle beraberdir, onları tek tek inceler.  Gün içerisinde evdeki diğer işlerini yaptıktan sonra onları tekrar ziyaret edip, kuruyan yapraklarını temizler, topraklarını kontrol eder. Gerekirse toprak veya gübre ilave eder, ya da yeni fideleri, daha sonra bir ahbabına vermek için, (yedikten sonra temizlediği ) küçük plastik yoğurt kaplarına biraz da toprak koyarak yerleştirir.  Can suyunu verir,  o narin fidanları  yeterli ışık alıp, çok güneş almayan bir şekilde diğer çiçek saksılarının yanına koyar. 

Bizler sadece o günün sabahında mı işlerimizi planlıyoruz? Hayır, iş ve işlemler önümüze geldiğinde ajandamıza kaydederek günler, aylar, hatta yıllar öncesinden de yapacağımız iş ve işlemlerimizi planlıyoruz.  Toplum içerisinde yaşıyorsanız mutlaka iş ve işlemlerinizi önceden planlamak durumundasınız. Eğer kendiniz böyle bir sistem oluşturmazsanız, iş yaşamı ve toplum koşulları sizi dışlar.  Ne aileniz içerisinde, ne de iş ortamında sizin söz ve edimlerinize önem vermezler, toplum önünde itibarınız zedelenir ve toplum dışında kalırsınız!

Olabildiğince işlerinizi ve yapacağınız işlemleri, önceden planlayın!

Plancı, planlamacı olduğunuzu unutmayın! 

Benden söylemesi! 


 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin