Ateş karıncaları yada Türk turizmi

İngilizcesi “Fire Ant” denilen, normal doğal yaşamı Güney Amerika olan neredeyse toplu iğne başı kadar küçük bir karınca türüdür. 

Birazdan anlatacağım yapıları sebebiye çok uzak mesafelere ulaşmayı başarmış ve Amerikanın Güneyine kadar ulaşarak kolonileşebilmişlerdir. Aslında ısırgan ve zehirli bir tür olan bu karıncaların bir tanesinin ısırması bile insanın ciddi olarak canını yakmaktadır. Yüzlercesinin ısırması ciddi zehirlenmelere sebep olup, öldürebilmektedir. Burada konu etmek istediğim özellikleri yerin altındaki yuvalarda yaşıyan ateş karıncaları karşılaştıkları herhangi bir su baskını karşısında 30 saniye de yuvalarını boşaltarak ve bir iki dakika içinde hepsi bir araya gelerek suda yüzebilen bir sal oluşturma yetenekleridir. Oluşturdukları bu sal sayesinde kraliçe karınca ve yavruları salın ortasında taşıyarak haftalarca hatta aylarca yol alabilmektedirler. Bu uzun yolculuk sonucunda ya suların çekilmesiyle eski yuvalarına ya da seyahat sonunda ulaştıkları kuru topraklara kavuşmalarıyla yeni yuvalarına varmaktadırlar. 

Bilim adamlarının ilgiyle inceledikleri bu ateş karıncalarının bir başka özelliği de suyun yuvaya girdiğini gören ilk karıncanın normal diğer karıncaların aksine sudan kaçmak yerine kendi hayatını da riske atarak hızla yuvanın içine kaçtığı görülmüştür. Bu yolla karşılaştığı bu riskli durumu tüm koloniye ileterek kendi hayatını riske ederek tüm koloninin hayatının kurtulmasına sebep oldukları görülmüştür. 

Ayrıca bu kadar kısa sürede nasıl bir araya geldikleri ve hangi özellikleri sebebiyle suyun üzerinde batmadan yüzebildikleri hala bilim adamların incelemesine konu edinmiş olup, konu ile ilgili internette bir çok belgesel video mevcuttur. İstilacı karınca olarak ta bilinen bu ateş karıncaları bu özellikleri sayesinde karşılaştıkları her türlü fırtına, sel vb felaketlerden kendi kolonilerini korumayı başarmış ve soylarını sorunsuzca ve artarak devam ettirmişlerdir. En son 2017 yılında Amerika’da meydana gelen Harvey Kasırgası 16 milyon kişiyi etkileyerek Amerikan tarihinin en büyük zararına yol açarken, Huston bölgesinde yaşayanlar sel sularında bir araya gelerek yüzen sandallar oluşturan ateş karıncaları kolonilerini gördüler.

Ateş karıncalarının Türk turizmi ile ne alakası var diye soracak olursanız? Geçtiğimiz yıllara baktığımızda yaşadığımız süreç ve geldiğimiz nokta da aslında tüm Türk turizm çalışanlarının da her birinin ateş karıncaları gibi davrandıkları ve krizlerde bir araya gelerek, azgın dev dalgalar ve fırtınalara direndikleri ve sonunda da güvenli limanlara ulaştıkları bilinen bir gerçektir. 

2020 yılının ilk aylarına girdiğimiz bugünlerde yılbaşından beri yaşanan olaylar, başta Elazığ depremi, daha sonra Corona virüsü, çığ felaketi ve nihayet uçak kazası gündemimizi baş döndürücü bir hızla değiştirdi ve değiştirmeye devam etmektedir. Tüm bu yaşananların üzerine geçtiğimiz günlerde İdlipte yaşanan olaylar sonrası 8 askerimizin şehit olmasına ilave olarak bugün de aynı bölgeden 5 şehit haberinin daha gelmesi, bu bölgede gerilimin iyice arttığını ve sıcak gelişmelerin yaşanmasının muhtemel olduğunu göstermektedir. 

Geçtiğimiz yıl rekorlar kıran Türk turizmi olası yaşanması muhtemel sıcak çatışmadan olumsuz etkileneceği ve son üç yılda elde ettiği kazanımları bir çırpıda kaybedeceği muhakkaktır. “Söz konusu vatan olunca, gerisi teferruattır” sözünden de hareketle bizi bekleyen muhtemel tehkileri iyi izleyip, doğru analizler ile yeni alternatif planlar üretmeliyiz. Böylesi bir durumda hiç bir kişi, kurum yada organizasyon kendi çıkarlarını düşünmeden ülke menfaatleri gözönünde bulundurularak hareket etmeli ve tıpkı ateş karıncalarında olduğu gibi birlikte oluşturulacak sandallar ile bir arada durmayı başarabilmeliyiz. Aksi halde yok olup, gideriz. 

Kalın sağlıcakla...
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin