BAKIŞ AÇISI

Makinist istasyona vardığında tren daha yeni bakımdan çıkmış ve yola hazır gözüküyordu. Makinistin geldiğini gören teknisyen, trenin tüm bakımlarının tamamlandığını eksik herhangi birşeyinin kalmadığını, Sadece bir parçanın çok yıpranmış olduğunu, ama bu parçayı kendisinde olmaması sebebiyle değiştiremediğini, trenin varacağı son istasyona kadar idare edebilmesi durumunda bu parçayı orada değiştirebileceğini söyledi ve ekledi.

-“Umarım yolda kalmazsınız?...

Bu ummadığı durum makinistin bir hayli canını sıkmakla beraber yapacak bir şey yoktu ve bu riski göz almak zorundaydı. 

- “İnşallah korktuğumuz başımıza gelmez” diyerek treni hareket ettirerek yola koyuldu.

Daha yola çıkalı bir kaç saat olmuştu ki; önlerine gelen bir tepeyi tırmanırken tren sanki teklemeye başladı. “Şimdi işte yolda kaldık” diye içinden geçirirken, tren tepeyi aştı.

Bu zorlu tırmanmayı sorunsuz bir şekilde atlatmış olmasına rağmen içindeki tedirginlik bir türlü gitmek bilmiyordu. Bu tedirginlikle birlikte yaklaşık 2 saat kadar daha yol aldıktan sonra lokomotiften bir başka ses gelmeye daha başladı. Makinist, “Buraya kadarmış” diye içinden geçirirken tren uzunca bir tünele girdi ve bir müddet sonra sorunsuz bir şekilde tünelden çıktı.

Makinist “bunu da kazasız belasız atlattık şükür” diye düşünürken, aklına son durak öncesi o zorlu rampa geldi. İçini büyük bir sıkıntı kapladı. Normal şartlarda bile trenin tırmanmakta zorlandığı bu rampa da bu tren kesin yolda kalır diye düşündü. 

Tüm bu kötü düşünceler içindeyken korkulan olmadı ve tren o tepeyi de her zaman ki gibi tırmandı ve tepeden sorunsuzca inmeyi başardı. 

Son istasyona vardıklarında tren tam zamamında perona yanaşmıştı. Makinist trenden inerken, “Bugün benim hayatımın en mutlu günü!” dedi ve bakım atölyesindeki kişilerin yanına giderek başına gelenleri tek tek anlattı. 

Yükünü boşalttıktan sonra bakıma alınan trenin ilk kontrollerinden sonra orada bulunan bakım şefi dedi ki; bahsedilen parça sağlam ve sorunsuzdu. Üstelik üzerindeki yazılı olan tarihe bakılırsa, bu parça geldiği istasyonda daha yeni olarak değişmişti. 

Makinist “Olamaz” dedi. “Tren gelirken çok zorlandı”. Üstelik geldiği istasyondaki teknisyen o parçanın mutlaka değişmesi gerektiğini söylemişti. Sonradan öğrendiler ki, bu parça ilk istasyonda yapılan bakım esnasında değişmiş ve teknisyen sadece “Şaka” olarak böyle bir şey söylemişti. 

Peki neydi tüm bu olanlar ve yolda yaşadıkları? Açıklaması çok basitti. Makinisti gereksiz yere endişeye sevk ederek, o sesleri duymasını sağlayan şey sadece ve sadece onun bakış açısıydı. 

Aslında yaşanan herşey aynıydı. Makinist aynı, gittiği yol aynı, kullandığı tren aynı. 

Bazen yaşadığımız olaylara olan tavrımız ve yaşadıklarımız bizim onlara karşı olan bakış açılarımıza göre şekillenmekte ve bu bakış açısı farklılığı sebebiyle herşeyin çok kötü gittiği ve çaresiz kaldığımızı hissetmekteyiz. Ve yine aynı şekilde sadece bakış açımızın değişmesi sebebiyle mutlu sona ulaştığımız da kendimizi “Dünyanın en mutlu insanı” ilan edebiliyoruz. 

Kalın sağlıcakla...


 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin