BAVULLU TURİZMDEN BAVULSUZ TURİZME

Sizi bilmem ama ben oldum olası çıktığım seyahatlerde bavul hazırlamaktan nefret ederim. Çünkü ne kadar özen gösterirsem göstereyim, mutlaka bir şeyleri koymayı unuturum.

 

Ayrıca uçak firmalarının kilo baskısı sebebiyle bir çok malzemeyi küçük bavullara sığdırmak zorunda kalıyoruz.

Gittiğimiz yerde ise bu sıkışmaktan dolayı darmadağın olmuş ve kırışmış kıyafetlerle uğraşarak zaman kaybediyoruz.

 

İşin bir de parasal boyutu mevcut.

Özellikle bagaj hakkını geçtiğimiz uçuşlarda fazla kilolar için ödenen paralar bazen bilet parasına ulaşabilmekte.

Güvenlik kontrollerinde  kabin içine alınacak sıvı kısıtlaması sonucu zaman zaman bazı kişisel parfümlerimizi, traş kremlerimizi gibi kişisel bakım ürünlerini bıraktığımız anlar olmakta.

 

Öte yandan hava limanların da online check-in yapsan bile bavulu teslim etmek için beklemek ve gittiğin hava limanında da döner bandın başında bavulun gelmesini beklemek de cabası.

 

Yıllar önce “herşey dahil” in Türkiye de ilk kez uygulandığı dönemde Magic Life grubunda çalışırken, yaptığımız eğitimler de, bu sistemin kurucusu ve Magic Life markasının yaratıcısı Sn. Dr. Cem KINAY’ın bu bavul hazırlama stresinden hareketle misafirlerin tatil boyunca ihtiyaç duyacakları temel malzemeleri de (t-shirt, short, plaj terliği, kişisel bakım malzemeleri vs) “herşey dahil” konseptine katmayı ciddi ciddi araştırdıklarını duymuştum.

Yani bir nevi “sadece pasaportunu al gel” projesi

 

Birilerinin bir gün mutlaka bu işi akıl edeceklerini ve satılan oda hizmetine ilave olarak bavul ile seyahat etmek istemeyenlere gelmeden önce temel kıyafet ve malzemeleri uygun fiyatlarla temin imkanı sağlayabileceklerini düşünüyordum.

 

Misafir otel rezervasyonunu gerçekleştirdikten sonra ister gelmeden online sistem üzerinden seçerek, isterse geldikten sonra otellerde bulunan mağazalardan bu temel ihtiyaçlarını bir paket dahilinde seçebilir.

 

Hatta üzerinde küçük otel logosu bulunabilen bu tür ürünlerin otel tanıtımına da olumlu katkısı olacağını düşünürüm.

 

Türkiye’nin tekstil ülkesi olması böyle bir düşünceyi uygulanabilir kılmaktadır.

 

Oysa benzer bir uygulamayı “Paknada” isimli bir firma Singapur’a sık sık seyahat edenler için “Bagajsız Singapur” sloganıyla başlatmış.

 

Şöyle ki; Siz Singapura ilk kez seyahat ettiğinizde beraberinizde götürmüş olduğunuz eşyalarınızı geri götürmüyorsunuz ve bu firma sizin adınıza bu eşyalarınızı alıyorlar, temizliyorlar, ütülüyorlar ve bir daha ki gelişinize kadar sizin adınıza saklıyorlar.

 

Ayrıca bir sonraki gelişinizde de sizin kalacağınız otele önceden ulaşarak, siz gelmeden eşyalarınızın odanıza yerleştirilmesini sağlıyorlar.

 

Şimdilik 20 parça eşya ile sınırlı bu hizmetin bedeli ise sadece 99 euro olup firma bu rakamın sıradan bir çamaşırhane hizmetinden bile ucuz olduğunu söylüyor.

 

Firma ayrıca “Yalnızca singapur’da (şimdilik)” sloganıyla benzer uygulamaların, benzer şehir ve ülkeler arasında da gelecekte sunacağının sinyallerini vermektedir.

 

Yani yakın gelecekte siz sadece Singapura değil, civar şehir ve ülkelere de seyahat etmeniz halinde bavulunuz sizden önce oraya varacak ve siz de hızlı check-in yaparak, bavul vermek ve verdiğiniz bavulu almak için beklediğiniz uzun sıkıcı kuyruklardan kurtulacaksınız.

 

Ayrıca bu sistemin kurucusu Johnbosco Ng, “Her nereye gidersek gidelim, dosyalarımızı eğer buluta depolayıp erişebiliyorsak, eşyalarımız için neden bu olmasın” diyerek çarpıcı bir tespitte bile bulunuyor.

 

Yukarıda uzun uzun anlatılan sebeplerden ötürü bavul hazırlamaktan nefret eden çok önemli bir misafir kitlesinin varlığı ve bu stresin ortadan kaldırılmasını sağlayacak inovatif uygulamalar pazarda her zaman uygulayanlara büyük avantajlar sağlayacaktır.

 

Konu ile ilgili cnet.com sitesinde yer alan konu ile ilgilin haberin linkini aşağıda bulabilirsiniz.

 

https://www.cnet.com/news/packnada-lets-you-travel-to-singapore-without-a-luggage/

 

Bavulsuz/stressiz seyahatler dileğimle...

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin