Bir kısa “Hayat Arası” vermek üzerine...

Bir kısa “hayat arası” verebilmek... Film arası kadar belki, belki de az biraz daha uzun, sessiz ve sedasız, kestirmeden dolanmaçsız!

Telefon yok, bilgisayar yok, dizüstü yok, face yok, insta yok, twit yok, akıllı ve dijital hiçbir şey yok. Olabilir mi? Gerçekten mümkün mü, “bir kısa hayat arası” verebilmek kendimize, bir mola, her gün en az birkaç kereliğine mesela.

Ve hatta diyorum reçeteyi abartsak da, az daha bir dirençle bir “tekno off” günü yazsak kendimize...

Haydi o zaman, uzaklaşalım dijital hayatlarımızdan ve uzun bir zamandır “ara” verdiğimiz “kendi” hayatlarımıza daha biraz yakınlaşalım.

Beş duyumuzu da sokalım devreye mesela; tadalım, görelim, duyalım, derin bir nefesle çekelim doğanın kokusunu içimize ve hissedelim çevremizi, ne, nerede, nasıl bilelim tekrar, yukarıda gökyüzü, derinlerde aşk var.

Dijitalleşmemiş, doğal, organik, lezzetli dakikalarımız olsun bizim de. “Ali topu tut” vardı eskiden, “hayat bilgisi” vardı, çiçekten, böcekten, iyilikten, güzellikten yazı ile kelam eden bir dolu dakikamız ve hatta saatlerimiz vardı.

Sonra ve sonra, “tüfek icat oldu, mertlik bozuldu”, biz icatı kullanacağımıza, “icat” bizim hayatımız oldu. Şifresiz açılan hayatlar, ekran ve tuş kilitsiz açılmaz oldu.

Doktorlar yatmadan 2-3 saat önce yemek yemeyi kesmeyi önerirler.

Pek yakında, hatta belki yarından yakın, yatmadan 2 saat önce dijital beslenmeyi de kesmeyi önerecekler.

Annelere ve babalara, her başları sıkıştığında başvurdukları çocukların yeni “dijital emzik”leri tabletlere daha az bağımlı olma yollarını önerecekler.

Tabi, en başında, nasıl kaza anında önce bağlarlarsa kemerlerini ebeveynler, çocuklardan önce “kendiniz” diyecekler, “siz” diyecekler, “önce siz azaltın” diyecekler.

Olmalı, olacak, istiyoruz. Bir kısa “hayat arası” diyoruz. Haydi biraz gayretle, hemencecik ve hatta şimdi...

Süresi bize bağlı olsun, hem de tek kelime olsun, yazalım ekrana en BÜYÜK harflerle, bizim de bir “MOLA”mız olsun!

Söz bitsin de, yazı kalsın. Kısa hayat aralarımız uzun, geriye tüm dönüşlerimiz muhteşem olsun.

Ben başlıyorum o halde:

“MOLA!”

 

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin