Eğitim, Halk Sağlığı Sorunudur

6 Eylül tarihi yaklaşıyor…

Yüz yüze eğitimin başlayacağı bu tarih okula başlayacak çocuklarımızı ve aileleri farklı endişelere sevk ediyor.

Yüz yüze eğitimin etkinliğini 2020 yılında online eğitim sisteminden yaşayıp gördük. Özellikle bazı eğitim alanlarında yüz yüze eğitimin kaçınılmaz olduğunu anladık, gördük. Eylül ayında yüz yüze eğitime geçilmesinin savunan uzmanlar, okullaşma oranının düşmesinden endişe ediyor.

Nihayetinde ülkeler, resmi otoriteler bir karar almak zorunda, ülkemiz bu konuda karar alarak 6 Eylül tarihinde yüz yüze eğitime karar verdi.

Mevcut durumda, ölüm sayılarımızın arttığını, yoğun bakım hasta sayılarımızın yükseldiğini resmi açıklamalardan görüyoruz. Anlayacağımız Delta varyantlı Koronavirüs, Covid-19 hastalığını bulaştırmaya, yeni geniş alanlara yaymaya hızla devam ediyor.

Beklenen durumda, yüz yüze eğitimin başlaması ile Delta varyantlı Koronavirüs, Covid-19 un etkisini artıracağıdır. Özellikle aşısız ve genç bireyleri etkilediği bilinirken hastane başvuru sayıların artacağı, yoğun bakım taleplerinin artacağı buna karşın çocuk yoğun bakım ünitelerinin azlığını da düşündüğümüzde durumun çok iç açıcı olmadığı açıkça görülecektir.

Yüz yüze eğitim ile insan hareketliliği artacaktır. Sonuçta toplu ulaşım, servis ve okullardaki vaka sayıları oradan aile içi bulaşmalarının çok yoğun yaşanabilecektir. Daha da kötüsü ise hiç arzu etmesek te ölümlerin artacağını bekleyebiliriz.

Gideceğimiz yol bellidir.

Stratejik akıl ile durumu yönetmek, güvenli eyleme planları, koordineli sevk ve idaredir.

Peki Stratejik aklı, koordineli sevk ve idareyi nasıl işin içine katacağız. Birkaç ana başlıkta toplayabiliriz.

En başta ilgili herkesin aşılanmasını sağlayan  idari tedbirlerin alınması gerekecek. Nasıl ki sınıfa sigara ile girilemiyorsa, aşısız kişilerin de derse girmesi engellenmelidir. Başkasını hasta etmek bir özgürlük değildir. Dış hava havalandırmasını maksimum düzeye çıkarmayı amaçlayan mühendislik tedbirleri ile giriş çıkışların kontrolü başta olmak üzere, fiziksel mesafenin sağlanabilmesi  ve iletişimin üst seviye çıkarılabilmesi için bina alanlarının ve mobilyaların yeniden konfigürasyonu ve son olarak ta her alanın temizlik ve dezenfeksiyonu hızlıca sağlanmalıdır.

Başarabilir miyiz?

Yukarıda bahsi geçen tedbirlerin tamamı 1 Haziran 2020 tarihinden itibaren konaklama sektöründe çok detaylı ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Çocuklarımızın günün büyük çoğunluğunu geçireceği okullarda ivedilikle başarılı örneği ülkemizde uygulanan Güvenli Turizm Sertifikasyonu’na benzer bir standart ve denetime ulaştırılması elzemdir.

İlk sesleri duyuyorum.

-Coğrafyamız çok geniş, halen taşımalı eğitimi çözemedik,

-Halen bir öğün yemek vermeye çabaladığımız okullar mevcut,

-Ve halen depreme dayanıksız okullarımızı çözemedik vs. vs.

Diyeceğim!

6 Eylül çok yakın… Gerçekler sahada

Amacımız okulları kısa bir süreliğine açmak değil, sürekli açık tutmak olmalıdır.

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin