Eğlence-dinlence-keyif için seyahat mecburiyetin yok... kimsenin de sana gelmeye mecburiyeti yok...

Uçurduğun MODERN uçakla, Yatırdığın ŞAHANE otelle, Yarattığın RAHAT ortamla CAZİBELİSİN= ÇEKİCİSİN... Olağanüstü DOĞAL ZENGİNLİĞİNLE, sana has MİSAFİRPERVERLİĞİNLE, muhteşem MUTFAĞINLA, son yıllarda kendini aşmış olan SERVİS ÜSTÜNLÜĞÜNLE FAVORİ TATİL DESTİNASYONU oluyorsun... 

Çok şükür, gitgide bilinçlenerek doğaya, hayvana, ÇEVREYE de daha iyi sahip çıkıyoruz... 

BİR KÜÇÜK DETAYDA AYRILIYORUZ; Yukarıdaki değerleri fiyatlama = satma politikası + kar beklentileri... Bir grup, ‘’malımın değerini neden düşüreyim, bendeki mal kimsede yok, %40 dolu olurum ama burnumdan kıl aldırmam’’ der... Bir de ‘’bu işin tek bilinmeyenli değil, çok bilinmeyenli denklemdir ve hesaba katılması gereken bir düzine çok önemli konu var ve ’’İNSAN FAKTÖRÜ’’ yalnız tesis-şirket için değil, hizmet verenler için düşünülmeli’’ diyenler... 

Bu kadar insan istihdam edilmiş, yerinden-yurdundan getirilmiş ve BAŞKA BİR SEKTÖRDE ÇALIŞMASI İMKANSIZ HALE GELMİŞ... Sırf onlar için ÖZVERİ ŞARTTIR !..
Son günlerde turizmci-otelci arkadaşlardan, öğretmene kızmış çocuk gibi ve sanki KORONA’yı Alman-İngiliz-Rus vs. çıkarmış gibi; ‘’canı istemiyorsa gelmesin... Biz de seçmeyi biliriz’’ türünden tepkiler duyuyorum... Mahçup oluruz arkadaşlar... Yahu muhtaç olmak ayıp değil... Sen malını – servisi veriyorsun, o da parasını... Ekonomi o paraya bağlı !..

Elindekinin değerini bilmek, o değeri satın alanın değerini unutmayı affettirmez... SEKTÖR ekonomik bir terimdir... Sektör olmak; PARA KAZANILAN SAHA OLMAKTIR... 

KORONA SÜRECİNDE dünyanın şahkülü kaydı... Dünyada devlet katında bile kimse ne halt ettiğini ve ne edeceğini bilemiyor... Bazen abartıldı, bazen boşverildi... Batı’da Yönetim Kademeleri’nin siyasi ve kanuni sorumlulukları bizim bildiğimizden-gördüğümüzden biraz daha fazla olduğu için oralarda hükümetler ‘’’aman, sorumlu olacağım birşey yapmayım’’’ diye tepiniyor... EMSAL ve TECRÜBE KULLANARAK değil, çünkü İKİSİ DE YOK !.. Umudum, ‘’BATIDA HALKIN İSTEĞİNE RAĞMEN ALINAN KARARLAR’’ bozulur, düzeltilir... 

Şahkülün kaçtığına en güzel örnek; KORONA’ya kadar her sene 1,5 milyondan fazla Türk, Yunanistan’da tatil yapmış... Bizimkiler cömerttir, hamama giren terler zihniyeti taşır, yani HATIRLI – HARCAYAN MÜŞTERİDİR... Yunanlılar, kapılar açılmaya başlayınca  ‘’aman manamu, Turkikoları kaçırmayalım’’dedi... AB’deki İbrikçibaşılar; ‘’hooop, greko-romen, heyecan yapma... AB hudutlarından içeri AB olmayanı sokamazsın’’ dediler... Buradaki siyasi kararı bana biri anlatsa da anlasam... Burada, Türk’ün gururu mu incindi, parası cebinde kalsın diye iyilik mi yapıldı, Yunan’a kazık atıp, 3 milyar avro GARANTİ TURKİKO PARASI mı engellendi ???

Hemfikir olduğumuz konular;

1-    Türk Turizm’i KORONA için alması gereken önlemlerin fazlasını almıştır... Tesislerimiz, KORONA öncesinde de Batıdaki-Doğudaki emsallerinden daha hijyenikti...

2-    Bu saatten sonra, Türk otelci ve turizmcisine, serviste neyi, nasıl yapacağını kimse öğretemez, boyu yetmez...

3-    Tesislerin güzellik ve kalitesine laf söyleyen çarpılır...

4-    Türk Sivil Hava Taşımacılığı, gerek filolarıyla, gerek servisleriyle hiç kimseden eksik kalmaz...

5-    Taşımacılardan, ören yerlerine kadar tüm servis birimleri tam kadro hazırdır...

Eeeee ne yani ?... Eeee’si bizde eksik yok... Kendi kendimizi dürteceğimize – tekmeleyeceğimize GELECEK OLANA anlatmak gerekiyor ama BİZİM DEĞİL, ONLARIN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE ANLATMAK GEREKİYOR... 

Büyükelçilerin HİÇBİR YAPTIRIMI olmadığı halde, Antalya’ya getirilmelerine de EYVALLAH... İki kişi fazladan getirecekse kardır... SOSYAL MEDYA ve MEDYA ŞİRKETLERİ, UNSURLARI, FENOMENLERİ DE ÇAĞRILSIN... 

2021-2022-2023 TURİZMİ İÇİN AVRUPA’NIN HERYERİNDEKİ TÜRKLER GÖNÜLLÜ OLMAYA TEŞVİK EDİLSİN... Mesela, bakalım bir milyon nazarlığı kaç günde takarız... Fuarlar yerine; OTELCİLER-TURİZMCİLER, ÜLKEYE YAYILMIŞ BÜTÜN MEYDANLARDA BİR MASADA;  ‘’SİZİ BEKLİYORUZ’’ MESAJI VERSİN VE TELEVİZYONA-GAZETELERE-İNTERNETE HABER OLSUN... EN PAHALI REKLAM BU KADAR OLUMLU ETKİ YAPMAZ...
Dünya kasılmış, kramp yemiş halde... Batı’nın bencil anlayışı, şu en ünlü atasözünde gizli; ‘’YOU MUST BREAK THE ICE FIRST’’

 = ‘’BUZLARI İLK SEN KIR’’... KIRALIM ARKADAŞ...

Selamlarımla,
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin