En Büyük Erdem, İnsan Olmak.. Güzel İnsan Olmak..

Bence en büyük görevimiz “Erdemli ve başarılı nesil yetiştirmek” olmalıdır.

Günümüzde okulların ana görevlerinden birinin sadece akademik başarısı yüksek bireyler yetiştirmek olduğunu düşünmekteyim.

 Oysa eğitimin temel amacı başarının yanında milli, manevi ve evrensel değerleri benimseyen, bunları yaşantısına yansıtan, toplum ve kendisi ile barışık, geçmişini bilen ve geleceğini şekillendiren, değerlerin geleceğe aktarılmasını sağlayan erdemli bireyler yetiştirmek gibi hayati görevleri de var. İnsanlık okul başarısı üstün olup da erdem, ahlak ve yüksek karakter sahibi olmayan insanların yarattıkları felaketlerden çok çekmiştir ve çekmeye devam etmektedir. 

Günümüzde her alandaki baş döndürücü gelişmeler sonucu bireylerin bir takım uyum problemleri yaşadığı, yalnızlaştığı, birbirlerine karşı güvenlerinin azaldığı ve çeşitli adaletsizliklerin yaşandığı dünyamızda değerlerin önemi daha da artmıştır. Erdemli davranışların kazandırılmasında değerler eğitimi önemlidir. İnsanlık tarihinin parlak dönemlerinde erdemli davranışlar doruk noktasına ulaşmıştır.

Aslında bu yazıda amacım, geçen hafta İstanbul’da gittiğim muhteşem lezzetleri olan çok trend bir Restaurant’ ın WC ’sinin facia ötesi halini gördükten sonra her şey daha fazla gözüme batmasıyla başladı.  Mutfağın görünen kısmı daha önce beni rahatsız etmemişti bu sefer o da gözüme battı. Servis gayet iyi ama sipariş alınma şekli ve durumu vahim. Neden daha dijital olmadıklarını düşündüm. Yukarıda her şey çok lezzetli ve güzel! 1 kat aşağısının bu kadar vahim durumda olması aslında sadece bu mekânın değil galiba ülkemizin özeti diye düşündüm.

Yaşantımız her geçen gün daha bir zorlaşıyor, bunu da biz yapıyoruz. Belki de ülkemizin en büyük problemlerinin başında önce “saygı” yer alıyor. Önce kendimize sonra karşımızdakine saygı duymaya başladığımızda her şey çok daha kolay olacak.
Her gün ülkemizde 3-5 insan öldürülüyor, 3-5 insan trafik kazasında ölüyor. Bir insan bir başkasını nasıl öldürme noktasına gelebilir ve nasıl birisini öldürebilir anlayamıyorum. 

Allah düşman başına vermesin. Bunca seyahat ediyorum ülkemiz dışında hiçbir yerde bu kadar çok korna çalınmıyor. Deli gibi kornaya basıyoruz sevgili sürücü arkadaşım sen o kornayı bu kadar ısrarla çaldığın için hiçbir şey düzelmeyecek biraz sabret! 
Sonra aklıma korna çalma ve yol verme nedenlerinden dolayı ülkemizde insanların kavga ettiği hatta öldüğü aklıma gelince sevgi – saygı ve hoşgörünün ne kadar önemli olduğunu anladım.

Evet bu yazının başlangıcı çok güzel bir restaurantın zemin kirlenmesin diye yere serdiği çok çok kirli ve bakımsız WC’ si ile başladı. Yukarıdaki ilkel sipariş alma şekli ile daha şekillendi. 

Bu restaurantta ki tezat aslında Türkiye’ mizin tamamında yaşanmıyor mu?

Tezatlarımızı bir gözden geçirin otelimiz 5 yıldız arkası ve önü ne durumda. 

Bu yazıyı okuyunca lütfen gözlerinizi kapatın ve bir düşünün;

Siz hiç halk plaj yada parklarının Pazartesi günlerini gördünüz mü? yaşadınız mı)  
Ben sık sık yaşıyorum ve bu görüntüleri gördükçe Türk olmaktan Müslüman olmaktan utanıyorum. Aracımızda çöp olarak gördüklerimizi yola kim fırlatır? 
BİZLER …

Mangal yaktığımız yerde bir dahaki geldiğimizde pis bulduğumuz için çok kızan ama tüm pisliği bırakıp giden kim? 
BİZLER ..

Denize havuza girerken uygun olmayan kıyafetler kullanan kim? 
BİZLER..

Şimdi düşünüyorum kendi arabamda çöp addettiğim atığı  doğaya atarak ben temiz mi oluyorum. 
Bununla ilgili yüzlerce örnek var! Hemen hemen her gün bunun farklı versiyonlarını günlük hayatımızda yaşıyoruz. İnsanlığımız yok olmaya başladı, doğayı katlediyoruz, denizlerimiz büyük bir hızla kirletiyoruz peki ne olacak bunun sonucu geleceğe ne bırakacağız. Çocuklarımız torunlarımız nasıl bir dünyada nasıl bir Türkiye’de büyüyecek. Aslında dünyanın en şanslı insanları olduğumuzu birçoğumuz biliyordur! Nasıl bir coğrafyada yaşadığımızı sahip olduğumuz değerleri anlatmaya kalksam sayfalar yetmez. 

Özetle; Saygı bir Değerdir. Değer sahibi olmak, belirli bir zaman diliminde işlenen bir ders değildir. Her yöne ucu açık, uygulama surecinde zaman ve zeminle sınırlı olmayan, okul, aile, çevre, sivil toplum ve diğer toplum katmanlarının her an sorumlu olduğu bir eğitim sürecidir.

Sevgi ve Saygıyla,
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin