Gelen turist nereye gidiyor?

Turizmde herkesin mutlu olması imkansız.

Mutlaka bir hoşnutsuzluk birilerinde görülüyor.

Antalya Valiliği, Bakanlık ve Sivil Toplum Kuruluşları hep turizmde yaşanan rekorlardan bahsediyorlar.

Gelen turist sayısı geçen yıla göre yüzde 17 arttığından bahsediliyor. Geçen yıla göre Antalya'ya 800 bin daha fazla turist gelmiş. Turistlerin gelişi ise hız kesmeden sürüyor.

Bir basın mensubu olarakta yapılan bu güzel açıklamaları sayfalarımıza taşımak bizim görevimiz.

Turizmde her şey harika. Ama bundan da hoşnut olmayanlar var. Kim derseniz bazı otelciler bu gelişmelerden pek hoşnut değil.

Tanıdığım bir çok otel yöneticisi beni arayarak, ''Turizm patladı. Rekorlar kırılıyor'' yazıyorsunuz. Ben bu turistleri otelimde göremiyorum. Madem bu kadar turist geliyor. bu turistler nereye gidiyor?'' diyorlar.

Konuştuğum otel yöneticilerininde otelleri Antalya'nın sayılı otelleri arasında. Ama oteli dolduramamaktan yakınıyorlar.

Gerçekten de otellerin dolulukları geçen yıllara oranla düştü. Turist artıyor. Otellerin dolulukları nasıl düşer? diyebilirsiniz.

Bunun başlıca nedenleri arasında iç pazarın daralması olarak görülebilir.

Bir çok otelcinin yüzüne dahi bakmadığı iç pazar müşterisi bu yıl maalesef artan fiyatlar yüzünden tatil anlayışını değiştirdi.

Oteller fiyatlarını Avro üzerinden sabitledi.

Otele gelen müşteriye de o günkü Avro kuru üzerinden hesap yapılıp oda fiyatı veriliyor.

Tabi bu fiyatta oldukça yüksek çıkıyor. İyi bir 5 yıldızlı otelde konaklamak isteyen iç pazar müşterisi gecelik kişi başı en az 1000 TL ödemek zorunda. 3 kişilik bir aile 3 bin TL. 5 gün kalsa 15 bin TL.

Adeta küçük bir servet. Bunu verebilecek iç pazar müşterisi de sayılı. Hele bu ekonomik sıkıntılarda ödemek adeta imkansız hale geliyor.

Bu nedenle de iç pazar müşterisi tatil anlayışını değiştirdi. Otel yerine akraba, dost evine, yazlığı varsa yazlığına gitmeye başladı.

Yani iç pazar artan fiyatlar yüzünden eski düzenine dönmeye başladı.

Bunu sadece iç pazar müşterisi yapmıyor. Yabancı turistlerin bir çoğu da aynı sistemi uyguluyor.

Türkiye'deki dostları vasıtasıyla ev kiralıyorlar. Evlerde bir kaç aile kalarak daha ucuza tatil imkanını kendilerine yaraatıyorlar.

Bu kişilerin çoğu kayıt dışı kalıyor. Bir de bizim ana pazarlarımız olan Rusya ve Almanya'da da ekonomik sıkıntılar sürüyor.

Özellikle de Rus turistlerde bu bariz bir şekilde hissediliyor.

Antalya'daki 5 yıldızlı lüks otelleri dolduran Rus turistler artık bu oteller yerine daha hesaplı 3 veya 4 yıldızlı otellerde konaklamayı tercih ediyorlar.

Yani anlayacağınız lüks otellerde görülen boşlukların, bu otellerin ortalama doluluklarının düşüşünün bir nedeni de bu.

Parasız turist arttıkça çok lüks yapılan otellerde konaklayan yabancı turist sayısı da azalıyor.

İster istemez milyonlarca Dolara yapılan bu lüks otellerde sıkıntı yaşanıyor.

Aslında fiyatlara bakarsanız fiyatlar 2014 yılının çok altında kalıyor. 2014 yılı rakamlarını yakalayabilen tesis yok. Ama paralı turist gelmiyor.

2016 yılında yaşanan krizin etkileri hala sürüyor.

Paralı turistin aklından krizin etkileri silinmemiş. Parası az olanda Antalya'daki lüks yaşamı en az ödemeyle sahip olduğu için geliyor. Ama bu büyük beklenti içinde olan turizm işletmecisini mutlu etmiyor.

Turizm bir bütündür. Sadece turizmcilerin çabası ile turizm akışı sürmez. Ülkeyi yönetenleri davranışları da turizme yön veriyor. Onların tavırları tatilciyi yönlendiriyor.

Eğer daha fazla harcayan turist istiyorsak sektörüyle, hükümetiyle birlikte huzurlu bir ortamı yaratmak ve bunu da gelecek turizmciye, yatırımcıya anlatmamız gerekiyor.

Yoksa otellerin ortalama doluluğunun düşmesi durdurulamaz...

MAKALE YORUMLARI
  • Doğan Eriş
    Siteyi ilgiyle izliyorum..Yerli turist döviz getirmiyor diye dışlanıyor..Oysa oteller yurt dışına ucuz satış yapıyorlar..Halkımızı otellerden soğutmasınlar..Alışkanlıklar değişirse,yedekte yerli turist var rahatlığı, hayal kırıklığı yaratabilir..
    09.07.2019
Sizde Yorum Ekleyin