Kafama takmayrum...

Siz hiç göz göre göre, saatte 150 km hızla giden aracın ilerideki duvara çarpacağını görüp, söylediğinizde dikkate alınmayıp, aracın duvara tosladığını gördünüz mü?

Siz hiç 2+2 hiç bir zaman 5 yapmaz dediğinizde, yapar yapar sen karışma denildiği ve 2+2 nin 4 bile yapmadığı oldu mu?

Siz hiç 2 yanlıştan 1 doğru çıkmaz dediğinizde, çıkar çıkar merak etme denilip, bırakın 1 doğruyu 3 yanlış ile karşılaştığınız oldu mu?

Siz hiç “gökte milyarlarca yıldız var” dediğinizde inanıp, “oturma boyalıdır” dediğinizde, inanmayıp yoklayanlar oldu mu?

Size hiç Şefin kuralları madde 1 gereği “Şef her zaman haklıdır” denildi mi ve 2. madde kuralının ise “Şefin haksız olduğu zamanlarda birinci maddenin geçerli olduğu” söylendi mi?

Bu listeye daha sayfalarca uzatabiliriz. Geri kalanına isteyen herkes kendi deneyimlerini eklesin.

Ben yukarıdaki gibi durumlar ile karşılaşınca yıllarca bu durumlara hayıflanıp durdum. Neden böyle oluyor diye kendimi yedim bitirdim. 

Daha sonraları, okuduğum bir temel fıkrası olaylara bakış açımı değiştirdi.

Şöyle ki;

Temel şiddetli ishal şikayeti ile hastanenin acil servisine başvurur fakat bu başvurada evraklar karışır ve yanlışlıkla dahiliye yerine psikiyatri kliniğine sevkedilir.

Aradan birkaç gün geçtikten sonra temelin ishal olduğunu bilen arkadaşı sorar. 

- Temel ne oldu? İshalin geçti mi?

Temel cevap verir;

- Geçmedi ama artık kafama takmayrum... 

Kalın sağlıcakla...

Geleneksek not: Bu fıkrada rol alan karakterler tamamen hayal ürünü olup, gerçek kurum, kuruluş ve kişilerle olan benzerlikleri rastlantısaldır. Veya siz bu karakterlerin yerine sizin çalıştığınız kurumdan istediklerinizi koyun. :-)
 


 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin