Konaklama sektöründen son gelişmeler

Değerli turizm okurları, Turizm sektörü iç Pazar ve normalleşme sürecinden dolayı yavaş yavaş sınırlarını açan dış pazarla birlikte 2020 Yaz sezonun son çeyreğinde hareketlenmeye başladı. 

Tüm tesisler olmasa da, 2019 yaz sezonunun bitiminden beri kapalı olan bazı tesisler açılıyor, çalışmayan turizm çalışanları işlerine yavaş yavaş dönmeye başlıyorlar. Az da olsa bu durum turizm sektöründe yer alanların yüzünü güldürüyor. 

Tüm pandemi süresi boyunca Koronadan sonra turizm veya normalleşme süreci başlamasının hemen ardından yeni bir turizm anlayışı geleceğini ve alışılan turizmin eskide kalacağı, konuşuluyor, yazılıyordu. 

Ancak şu an yaşadığımız turizmin uzun soluklu olmayacağını, düşünmekteyim. Korona virüsün ilacı veya aşısı bulunması ve virüsün bizde bıraktığı kötü anıların etkileri azalır azalmaz, eskiye dönmeye hem misafirler, hem çalışanlar olarak hazır olduğumuzu görmekteyim. 

Öncelikle belirtmeliyiz ki, Akdeniz’in Temmuz ve Ağustos sıcağında tesisleri hizmete açmak hem yöneticiler hem de çalışanlar için çok zor oldu.

 Bilindiği üzere güvenli turizm sertifikası zorunlu hale geldi. Bu sertifika beraberinde birçok maliyeti beraberinde getirdi. Bu maliyetlere katlanıldı ve tesisleri hizmete açana dek gerekli tüm evrak ve araç - gereçler temin edildi. Ama yetmedi.
 
Çünkü masa üstünde konuşulan pandemi önlemleri, ‘hepsi olmasa da bazıları ‘uygulamada neredeyse İMKANSIZ. Ne çalışan kesim ne de misafirler bu uygulamalardan memnun olmamakla beraber, sağlık için herkes bu önlemlere uymaya çalışıyor. Kullanım alanı geniş olan ve tüm hizmet alanını açıp tam kapasite çalışmayan tesisler biraz daha şanslı. 

Ancak yaşadığımız bu krizde, fiyat ve hizmet dengesi çok ciddi oranda ters orantılı işliyor. Bu durumda tesisler daha ne kadar dayanabilir sorusunun cevabı ise tam bir soru işareti barındırıyor. 

Peki, Şu anda konaklama sektöründe neler yaşanıyor; Misafirler girişlerde belirlenen alana valizlerini bırakıyor, ateşleri ölçülüyor, gerekli bilgileri kayıt altına alınıyor ve giriş işlemlerini yapmak üzere resepsiyona gidiyor. Sosyal mesafe zorunluğundan dolayı ya uzun bir kuyruk oluşuyor ya da belirlenen alanlara geçip oturuyorlar. 

Bu süre içerisinde tüm misafirlerin valizleri dezenfekte işleminden geçiyor. Resepsiyonda çalışanlar en az temas uygulanacak şekilde gerekli işlemleri yapıyorlar. Kayıt işlemleri bittikten sonra detaylı bir şekilde temizlenmiş ve dezenfekte işleminden geçmiş odalarına geçiyorlar. 

Tatil havasına bürünüp, aşağı inip, etrafı biraz gezdikten sonra bara uğrayıp bir şeyler içmek istiyorlar. Sosyal mesafe zorunluluğundan ve Korona Virüs riskine karşı alınmış önlemlerden dolayı yine bir kuyrukta bekliyorlar ve içeceklerini alıp ailesi veya arkadaşları ile birlikte güzel sohbetler eşliğinde içeceklerini içiyorlar.

 Bir süre sonrasında restorana doğru yol alıyor ve orada yine sosyal mesafe zorunluluğundan ve Korona Virüsüne karşı alınmış önlemlerden dolayı yine bir kuyrukta bekliyorlar ve sonunda güzel bir yemek yiyorlar.

 Veeee güzel bir tatil geçirmeye devam ediyorlar. Demek isterdim ancak masaüstünde verilen kararlarla böyle güzel bir senaryo çıkması tabi ki çok olası değil. Çünkü bu kararlar alınırken TATİL yapan misafirlerin kendi arzularıyla gelip rahat etmek istediklerini unutulmuş. Adeta misafirlerin her halükarda zorunlu olarak tatile çıkacakları düşünülmüş. 

Tabi ki sosyal mesafemize dikkat edelim, virüs için gerekli önlemleri alalım. Ancak verilen kararlar ne açılan tesis sahiplerini, ne çalışanları ne de misafirleri mutlu ediyor. 

Çıkarılan talimatların çoğunun uygulanabilir olmamasından dolayı da yapılan denetimlerde çok ciddi ceza uygulanıyor. 
Aslında karar vermemiz gereken nokta, üzüm mü yemek ? Yoksa bağcıyı dövmek mi ? 

Eğer Koronadan sonra Turizm çalışanlarını, yatırımcılarını ve misafirleri görmek istiyorsak, daha uygulanabilir çalışmaların yapılması şart. Özellikle şu dönemde yapılan satış fiyatlarını düşünürsek, tesislerin cezadan çok, desteğe ihtiyacı var. 
Çünkü şu anda açılan tesislerin tamamı istihdam sağlamak amacıyla açılıp, kar marjı gütmüyorlar. Her şey daha güzel olacak, 

Turizm ile Kalın. 
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin