KURUMSALLAŞIRKEN KURUM TUTMAK

Kurumsallaşma kavramı beni oldukça güldüren bir kavramlardan biridir. Şöyle ki; ingilizce kelime karşılığı olarak baktığımız da, “institutionalize” kelimesinden türetildiğini görürüz. Bu kelimenin de türkçe karşılıklarına baktığımızda; 

“kurumlaştırmak”, “gelenek haline getirmek” gibi anlamların yanında “huzur evine koymak veya akıl hastanesine kapatmak” gibi bir anlamlar ifade ettiğini de görürsünüz.

Aslında günümüzde kurumsallaşmak adına yapılan birçok çalışma kelimenin tam da bu anlamıyla %100 örtüşen bir durumda gerçekleştirilmektedir.

Komşu Ahmet beyin manuelleri, iş tanımları var bizimde olsun kafasıyla hazırlanan metinler günlük operasyonun bir parçası olmaktan çok uzak olarak o işletmenin mevcut yapısı işleyişi dikkate alınmadan kopyala yapıştır yapılarak hazırlanmakta ve yakışıklı klasörlerde üzerinde renkli renkli yazılarla süslenmiş olarak VİTRİN malzemesi olarak kullanılmaktadır. 

Herhangi bir yabancı ziyaretçi/denetçi geldiğinde hem ofiste güzel bir dekor, hem de kendini olduğundan daha iyi göstermek için bir araç vazifesi görmektedir. 

Oysa kurumsallaşma çalışmaları profesyonel bir ekip tarafından işletmenin adeta “röntgeni” çekilerek incelemeye alınmalı tüm aşamalarında çalışanlarda bu sürece dahil edilerek bu işin bir parçası haline getirilmeli ve bu çalışma sonucunda ortaya konulan şey işletmeye özgü %100 uygulanabilir ve eşsiz bir çalışma olmalıdır.

Tüm bunların sonunda oluşacak “kurum kültürü” hem işlerin daha kolay, hızlı ve profesyonelce yapılmasını sağlayacak hemde çalışanların işletmeye bağlılıklarını ve memnuniyetlerini arttıracaktır. 

Aksi durumlarda yapılan bu çalışmalar bırakın mevcut durumu pozitif olarak etkilemeyi, fayda dan çok zarar getirici bir durum yaratacaktır. 

Konunun tam olarak anlaşılabilmesi için “Negatif Kurum Kültürü” ne çok iyi örnek oluşturacağını düşündüğüm çok bilinen “öğrenilmiş çağresizliği” anlatan bir “maymun deneyini” burada sizinle paylaşmak istiyorum.

Bilim adamları bir gün bir deney yapmışlar ve değişik bir sonuçla karşılaşmışlar. Öncelikle büyük bir kafesin tepesine bir salkım muz asılır ve kafese beş maymun koyarlar. Ortaya da bir merdiven konur. Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine tazyikli soğuk su sıkılır. Soğuk suyla yere düşen ve sırılsıklam ıslanan maymunun yerine bir yenisi atılır o da aynı şekilde soğuk suya maruz kalır. Beş maymunun da sırayla denemeleri başarısızlıkla sonuçlanınca maymunlar bir daha muzları almaya cesaret edemezler.

Su kapatılıp maymunlardan birisi dışarı alınır, yerine de yeni bir maymun konulur. Maymunun ilk yaptığı iş, koşup tepedeki muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur. Fakat diğer dört ıslak maymun buna izin vermez ve yeni maymunu bir de döverler. Daha sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir. Ve o da merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer. Bu maymunu en şiddetli ve istekli döven de biraz önce diğerleri tarafından engellenen ve ilk dayağı yiyen birinci yeni maymundur.

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. Bu da ilk atağında diğerleri tarafından cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin, en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiçbir fikirleri yoktur ama en iştahlı dövenler de onlardır. Sonra en baştaki ıslanan maymunların dördüncü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir. Bu maymunlar da muzları almaya yeltendiklerinde onlardan önce değiştirilmiş üç yeni maymun tarafından dövülerek yukarı çıkmaları engellenir. Ama tepelerinde o bir salkım muz hala asılı olduğu halde artık hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır.

1970’lerde Dr. Martin E.P. Seligman tarafından ortaya atılan “öğrenilmiş çaresizlik” kuramına göre bu durum kurum kültürüne yerleştiği zaman günlük rutin işler yolunda gidiyor gibi görünse bile yenilik, verimlilik, inovasyon, etkililik gibi kavramlar o kurum için değerini kaybeder. 

İşin daha da kötüsü her denemelerinde yukarıda anlatılan 5 maymun deneyinde olduğu gibi kafese sonradan gelen ve merdivene tırmanmaya çalışan maymunu neden dövdüğü hakkında hiç bir bilgisi olmayan, sadece çaresizliği öğrenmiş maymunlar gibi tüm yeniliklere ve değişime karşı çıkarlar.

O yüzden “kurumsallaşırken, kurum tutmamaya” dikkat etmek gerekir

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin