Otobüsle gezerek, görerek seyahat

Ucuz olsun diye izzetsiz, ikramsız, lezzetsiz, gecenin veya sabahın bilmem kaçında, kutuya dizilmiş sardalya gibi uçakla seyahatten bıktık...

Trenler hızlandı ama fazla hızlandı... Demirin üstünde giden uçak sanki mübarekler... Pencereden bakarken, Allah korusun şaşı olursun... Diken üstünde oturup, kulağın anonsta değilse yanından geçerken doğduğun şehri tanıyamaz, ineceğin istasyonu kaçırırsın... Boğaz, körfez, ada vapurlarında, komşu adalara giderken bindiğimiz feribotlarda ve Avrupa’da turların olmazsa olmazı NEHİRDE TEKNE TURUNDA bir saat kadar nostalji ve keyif mümkün... Deniz seyahati, içinde AVM olan dev gemilerle ve servet ödeyerek oluyor...

A’dan B’ye ulaşımın adı SEYAHAT/GEZİ değil ULAŞIM... Tek amaç, yolcuyu gideceği noktaya ulaştırmak... Ne kadar sürerse sürsün, konfor ve keyif varsa da EKSTRA ÜCRETLE (business ve first class), O DA 2 metre X 3 metre alanda (klostrofobi class veya Alcatraz hücresi)...

ULAŞIM’A BİRAZCIK GEZİ KATALIM... ‘’Aaaa biz Macaristan’a çok gittik, hele Avusturya, Fransa kapı komşu oldu... Uçakla gittiysen yalnız Budapeşte, Viyana ve Paris’te merkezdeki iki caddeyi gördün... 500 metre çap içindeki bir kale-bir saray-bir müze kombinsyonlu dört saatin üç saati trafikte geçen şehir turunda gördüklerini anlat dur...

Bu söylediklerime Batılı uyandı... Viyana’dan Berlin’e, Belgrad’dan Amsterdam’a, Paris’ten Madrid’e giderken diyelim ki uçağın  16;00’da... Bir saatlik uçuş için evinin veya otelinin havalimanına uzaklığına göre 3 ile 5 saat önceden telaş başlayacak... Havalimanlarına ulaşım, eğer toplu taşıma yoksa taksi ile 20 ile 80 Avro arasında... Kurallar gereği, uçuştan iki, hatta üç saat önce hazır olacaksın... Bilet işlemleri ve güvenlik kontrol eziyetleri işin cabası (hemen Türkiye’yi eleştirdiğim sanılmasın, Avrupa’da da aynı)... Allah korusun, bagajın 3 kg daha ağırsa bile sağılmayı göze al... Haydi vaktinde kalktı diyelim... İndi-bindi 1,5 – 2 saat... Bagaj alma, itiş-kakış 1 saat... Karşılayanın yoksa, gideceğin yere göre tekrar taksiye para...

Kendimden örnek vereyim; Manchester’dan Antalya’ya 150 Pound’a uçtum... Uçak 23;00’de... 18;00’de hazırım, 19;00’da taksiye bindim, 20;00 – 20;30 arası havalimanına vardım... Taksiye 60 Pound verdim... Bilet-bagaj işlemlerinden sonra vakit geçirirken çay-kahve-meşrubat-sandviç derken 20 Pound daha gitti... Uçakta ikram olmadığından veya biletini alırken 15 Pound ekstra verip PLASTİK YEMEK istemediysem, bir sandviç ve bir içeceğe 20 Pound verdim... 4,5 saatte Antalya’ya vardım... Pasaport-bagaj alımı 1 saat, 10 Pound verip eve taksiyle geçtim... Uçak 4,5 saat, seyahatin toplamı, eğer gecikme yoksa 11 - 12 saat... Uçak bileti 150 ama TEK YÖN seyahatin maliyeti 260 Pound... Başka şekilde yapma imkanım yok... 4.000 km ne trenle, ne vapurla, ne de otobüsle çekilmez...

Avrupa içinde ve Türkiye’den Avrupa’ya ‘’GEZE-GEZE’’ otobüsle gidilir... Uçak maliyeti, patates maliyeti gibi hesaplanmaz; 5 kg patates 20 TL ise 10 kg patates 40 TL’dir... Uçakla 4 saat uçtun 800, 2 saat uçtun 400 olmaz... İniş, kalkış, ekip, yer hizmetleri yakıtla birlikte hesaplanır... 300 – 500 – 1 000 km’ye  kadar mesafelerde maliyetin yanında konfor ve keyif yanında görgü-bilgi için otobüsler devrede...

Yeni çağın otobüslerinde koltuk, uçak koltuğundan daha rahat (bazıları neredeyse yatak oluyor), televizyonlu, internetli, USB’li, prizli, tuvaletli, izzetli-ikramlı... Reklam için değil, örnek için yazıyorum; Flixbus ile Prag’dan Berlin’e 18 Avro... 4,5 saat sürüyor... Güzergahı bildiğim için söylüyorum; geze-geze giderken zevkten bayılırsınız... Her iki noktada vereceğiniz taksi parası toplam 10 Avroyu geçmez... Uçakla 7 saatinizi ve 150 uçak, 50 taksi, 20 ıvır-zıvır, TOPLAM 220 – 250 Avroya çok daha yorgun varırsınız... Otobüsle Viyana – Badapeste 30, Budapeste – Prag 23 Avro... 300 – 350 Avroya otobüsle Schengen’e dahil her ülkeyi gezerek ziyaret mümkün...

Bir dönem, uçakla seyahat ayrıcalıktı... Otobüsle seyahat eden ezik hissederdi... Dönem değişti... 18 Avroya 7 saatlik Paris – Amsterdam otobüsünde Louis Vuitton bagajlı, PLATİN kredi kartlı yol arkadaşları vardı... Evinin 10 dakika uzağından bindiği otobüsle ‘’stressiz’’ adresine 5 dakika messafeye varıyor, hem de GEZE-GEZE !!!

Elbette her ilimizde havalimanı olsun, EĞER KULLANILACAKSA... Aynı hızla karayolları / otoyol ağını tamamlayalım... Yapılanları iyi muhafaza edelim, bakımlı tutalım... Seyahat maliyet hesaplarını iyi yapalım ve en önemlisi; KAFAMIZI AKILLI TELEFONDAN KALDIRIP BİRAZ ETRAFA BAKALIM, EKRANA DEĞİL, GERÇEKTEN GÖRELİM...

Umarım bu yazım adresini bulur... Yaşamı boyunca ‘’kayıtlı’’ 4.600 kitap okumuş ATAMIZIN tırnağı kadar olmaya çalışalım, bari mesleğimizle ilgili üç satırı okuyalım... Katıldığı toplantının, etkinliğin fotoğraflarını paylaşıp, şak-şak bekleyenler, o toplantının içeriğini yazarlarsa değerli olurlar... Senin albümüne bakıp ‘’aaa çok şık vallahi’’ diyenlerle ne turizm olur, ne otelcilik...

TÜRSAB’IN, AKTOB’UN, TÜROB’UN TOPLANTISINDAYDIK... Aferin sana, çok iyi yapmışın da birisi ne konuşuldu, ne karar alındı, hangi öneriler sunuldu anlatsa da biz fakirler de öğrensek...

NE KADAR BİLİRSEN BİL... BÜTÜN BİLDİĞİN KARŞINDAKİNİN SENİ ANLADIĞI KADARDIR...

Selamlarımla,

 

 

MAKALE YORUMLARI
  • Yılmaz Koçer
    Güzel bir konu. Seyahat için en doğru seçeneği gösteren harika bir anlatım. Teşekkürler...
    13.11.2019
  • Nevin Kalafatoğlu
    Son zamanlarda okuduğum en lezzetli ve bir o kadar da ufuk açan yazı.. Teşekkürler...
    03.12.2019
Sizde Yorum Ekleyin