Personelin yüzü gülmüyorsa nafile

Hep derim. Turizm bir hizmet sektörü. Hizmeti de personel yapar

Hiç şüphesizki Türk turizminin bu kadar hızlı büyümesinde personelin emeği büyüktür.

Türk turizminin en büyük silahlarından biri ise misafir memnuniyetidir.

Misafir memnuniyetini de hizmet eden, güler yüz gösteren personel sağlıyor.

Ancak maalesef işlerini çok bilen turizmin patronları personeline yeterince değer vermiyor.

En ufak krizde personel hep günah keçisi olarak görüldü ve işine son verildi.

Sezonluk çalışan ve kıt kanaat geçinen turizm personeli ne yapacağını bilemez hale gelmiş.

Özel hayatında yaşam mücadelesi verdiği için somurtan ama hizmet etmeye geldiğinde hep yüzü gülen personel artık pes etmeye başladı.

Baktı ki turizmin patronları en küçük krizde faturayı ilk personele kesmeye başladı o da sektör değiştirmeye başladı.

Mesleğini severek yapan turizm personeli maalesef zorunluluktan sektör değiştiriyor.

Görünen köy kılavuz istemez derlerya doğru bir söz. 

Turizm personelinin bugünkü hali yıllar öncesinden görünüyordu. 

Ama buna ne devlet ne de sektör çare bulamadı.

Şimdi ise ne oldu dersiniz?

Turizm sektörü kalifiye eleman bulamaz hale geldi.

Oteller bırakın kalifiye elemanı çalıştıracak insan bulamıyor.

Bir çok tesise iş başvurusunda bulunanlar anında sorgu sualsiz işe alınıyor.

Tecrübe ise hak getire.

Halbuki bu sektör hizmet sektörü. Hizmetle yol alır. Hizmetle büyür.

İşte turizm için beklenen en büyük tehlike olan personel sorunu gerçekleşti.

Şimdi de turizmdeki patronlara seslenmek istiyorum.

Tesisin dünyanın en güzel tesisi olsa bile o tesiste hizmet veren güleryüzlü personelin yoksa her şey nafile olur.

Turiste her türlü imkanı sunsan bile ona hizmet eden somurtkan, yüzsüz bir personel turistin tüm tatil keyfini kaçırır.

Artık personele hak ettiği değer verilmeli.

Personel 12 ay çalışma olanağı bulmalı. Girdiği iş yerinden ayrılmak istememeli.

Yeni turizm bakanımız Mehmet Ersoy'un ilk yapacağı iş bana göre personel sorununu çözmek olmalı.

Personeli sektörde tutmak için yapılması gerekenleri hayata geçirmeli.

Kendiside profesyonel bir turizmci olan ama aynı zamanda turizm patronu olan Ersoy, umarım bu büyük sorunu çözmek için çaba sarf eder.

Son günlerde otellerdeki misafir memnuniyetinde azalmalar olmaya başladı.

Sektörün en büyük silahı elden giderse ne yaparsanız nafile olur.

Sektör öncelikle personelinin yüzünü güldürmeli...

MAKALE YORUMLARI
  • Fatih Çavuşoğlu
    Emin Bey öncelikle kaleminize sağlık. Sizinle aynı görüşü paylaşıyorum. Bu güzel yazınıza birkaç katkı sağlamak istiyorum. Ülkemizde turizm ile ilgili alanlarda 106 üniversitede 267 bölümde turizm eğitimi alan insanlar yetişiyor. Her üniversitenin turizm ile alakalı her bir bölümüne ortalama olarak 40 öğrenci aldığını düşündüğümüzde yılda yaklaşık 10000 kişi nitelikli bir turizm çalışanı olabilmek adına üniversitelere adım atıyor. Peki bu insanlar nereye kaçıyorlar? Neden kaçıyorlar? Ben bunun başlıca iki sebebi olduğunu düşünüyorum. Turizmin mevsimsellik özelliği ve iş bilmez, turizm bilmez patron ve yöneticilerin sektördeki varlıkları. Mevsimsellik sorunu altında baktığımızda, özellikle resort tesislerde çalışmak durumunda kalan nitelikli personelin yılın 6 ayı maksimum 8 ayı çalışıp kalan aylarda kara kara ne yapacağını düşünmesi gerekiyor. Düzenli bir hayatı olmadığından yakınıyor. Örneğin, yaz sezonunda Fethiye'de kışın Uludağ'da iş arıyor. Göçebe gibi yaşamak zorunda kalıyor. Ne düzenli bir iş, ne düzenli bir gelir, ne düzenli bir evlilik, ne de düzenli bir hayat sürebiliyor. Hal böyle olunca gelecek kaygısı, düzen kaygısı da nitelikli personelin beynini kemirmeye başlıyor. Kendine çıkış yolu olarak da (şehir otelinde çalışabilecek derecede şanslı değilse) turizm sektöründen kendini bir an önce kurtarmak kalıyor. İşletmecilik sorunu altında incelediğimizde ise, hiçbir turizm eğitimi almamış yalnızca yeterli sermayesi olduğu için turizm sektörüne yatırım yapan patronların yanı sıra yine hiçbir turizm eğitimi olmayan, insan yönetmek nedir bilmeyen yöneticilerin sektördeki varlığı nitelikli personelin sektörden kaçmasına sebep oluyor. Sürekli maliyetlerine odaklanan, hizmet kalitesini sağlamak adına hiçbir uğraşa girmeyen ve sırf maliyetlerinden ötürü "ne iş olsa yaparım abi" diye tabir edeceğim kişileri işletmesine dolduran bir patronun işletmesinde nitelikli personel ne yapabilir? Üniversitede hangi öğrendiğini uygulayabilir? Kime nasıl laf anlatabilir? Hal böyle olunca da tükenip kendini sektörden bir an önce atmaya, ben bu insanlarla mı uğraşacağım demeye başlayacaktır. Kaliteli hizmet üretmeyi kendisine vizyon edinmiş, personeline değer veren, onu önemseyen, onu insan yerine koyup maddi manevi tatmin etmeye çalışan (ki ülkemizde bu nitelikle işletmenin çok az olduğunu düşünüyorum) ve yıl boyunca hizmet veren işletmelerin dışında çalışan nitelikli personel sektörden arkasına bakmadan kaçmaktadır. Mevsimsellik ve işletmecilik sorunlarının çözümü için bir şeyler yapılmazsa, turizm sektöründe nitelikli personel açığı gün geçtikçe daha da artacaktır. O zaman bırakın Uzak Doğu'yu, Antarktika'dan bile sektörümüz için personel bulmaya çalışırız.
    22.07.2018
Sizde Yorum Ekleyin