RASYONEL DAVRANIŞ VEYA OYUNU KURALINA GÖRE OYNAMAK

Turizm sektörünün uzak ve yakın geçmişte yaşadığı Apo krizi, körfez krizi, canlı bomba eylemleri ve son yaşadığımız uçak krizi ve darbe girişimi gibi konular nedeniyle bu sektörde faaliyet gösteren herkesin kısa ve uzun vadeli planlarını çok dikkatli yapmaları ve bu planları oluştururken rasyonel davranmaları gerekmektedir.

Rasyonel davranış ise kişinin kendi dışında kalan ve kontrol edemediği kişi yada kurumların davranışlarını tahmin ederek, bu öngörüyü akılcı bir şekilde analizden geçirerek, kendi belirlediği amaç ve hedeflere ulaşmak için hareket etmesidir.

Geçmiş yıllar da turizmde işler iyi giderken “göç yolda düzelir” mantığıyla yapılan şirket yönetimleri alınan yanlış, hatalı veya eksik / geç kararlar neticesinde ya batmalarına sebep olmuş, ya da büyük maddi kayıplara yol açmıştır.

Öngörülemeyen bu riskler kurumsallaşmış şirketler tarafından zaman zaman yapılan / yaptırılan risk analizleri ile aşılmaya çalışılmış olsa bile gerek bu risk analizlerini yapan kişi yada kurumların sektörün gerçeğini yeterince bilmemesi, ya da ortaya çıkan bu analizlerin değerlendirilmesi ve yorumlanmasında yapılan hatalar yine istenilen faydayı sağlayamamıştır.

Artık günümüzde “2018 yılı nasıl olacak?” sorusu, gidilen fuarlardaki ya da sivil toplum örgütlerinin düzenlediği aylık yemekli toplantılardaki edinilen izlenimler ve kulaktan kulağa yayılan dedikodulara dayanarak oluşturulan ve çoğunlukla da gerçek ile de bağdaşmayan ve ilk duyulduğunda “yok canım o kadar da değil” denilen rakamları ve öngörüleri daha sonra sürekli bir şekilde ve sıklıkla duydukça, bu yalanı ortaya atanın da inandığı bir şekle bürünmektedir.

Geçtiğimiz günlerde bir internet sitesinde okuduğum, “bir havayolu şirketinin Almanya’dan Antalya’ya 2018 koltuk planlamasında 3 milyon koltuk koyduğu” haberine dayanarak  bir başka yorumcu arkadaşın “diğer hava yollarındaki kapasiteyi de dikkate alırsak, bu yaz Antalya’ya 4.5 milyon Almanın gelmesi bekleniyor” şeklinde yazı yazmasına sebep olmuştur. Oysa Antalya yaz sezonunun Nisan - Kasım ayları arasında 200 gün diye hesap edersek ve ortalama uçak kapasitesini 180 kişi olarak ele alırsak, günlük 15.000 kişiden her gün ortalama 84 uçağın inmesi demektir. Oysa adı geçen firma uçak sayısının bile bu kadar olmadığını bilmem söylememe gerek var mı?

Bu tür gerçek dışı söylentileri duyan/inanan üst düzey yöneticilerin/patronların sağlıklı ve rasyonel karar almaları mümkün mü?

Bu sebeple doldurulmuş içi boş söylenti ve rakamlara inanmak yerine acilen firmaların konunun uzmanlarının desteğini alarak kendileri için en doğru ve sağlıklı kararlar almalarını sağlayacak bilimsel analizlere dayalı stratejiler geliştirmeli ve bu doğrultuda kısa ve uzun vadeli planlarını uygulamaya koymalıdır.

Bu gibi puslu havalarda firmalara doğru yolu gösterecek bir çok yöntem ve teknik geliştirilmiş olmasına rağmen benim favorim “oyun teorisidir (game theory)”

Nedir bu “oyun teorisi” diye soracak olursanız, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bir sonraki yazımızın konusu yapalım.

2018 yılının rasyonel kararların alındığı bir yıl olması dileğiyle...

 

 

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin