SAĞLIK TURİZMİ ATEŞELİĞİ

Sağlık turizmi insanlığın varoluşu kadar eski bir turizm türüdür. Hasta olan insanlar şifa bulmak amacıyla duydukları, bildikleri bölgelere seyahat ederek şifa aradılar ve günümüzde aramaya da hala devam ediyorlar. Günümüzde genel olarak sağlık turizmi denilince 3 tür akla gelmektedir.

  1. Termal Turizm veya SPA; Kaplıca suları veya otellerde yer alan medikal masaj ve tamamlayıcı tedavi uygulamalarının yapıldığı turizm çeşidi.
  2. Yaşlı ve Engelli Turizmi; yaşlı ve engellilerin bakım, rehabilitasyon ve tedavilerinin yapıldığı turizm çeşidi.
  3. Medikal Turizm; Uluslararası hastaların tedavi ve rehabilitasyon amaçlı olarak sağlık kurumlarından hizmet aldığı turizm çeşidi.

Tatil amaçlı yapılan turist harcamaları 650 ila 1000 USD civarındayken bu oran sağlık turizminde 6000 ila 9000 USD arasındadır. 2008 de 74.000 olan sağlık turizmi sebebiyle gelen turist sayısı 2014 yılında 500.000 ler seviyesine ulaşmasına rağmen, 2015 ten itibaren girdiği düşüş trendi sebebiyle 350 - 400.000 bandında seyretmektedir. Türkiye’nin son yıllarda sağlık alanında yapmış olduğu atılımlar, kurmuş olduğu şehir hastaneleri ve rakiplere oranla çok uygun fiyatlı tedavi imkanlarına rağmen turizmin bu dalından istenilen faydayı maalesef sağlayamamaktadır. 

Bunu gören Sağlık Bakanlığı çok yerinde bir karar alarak kendisine en çok hasta gönderen ülkelerde “Sağlık Ateşeleri” bulundurma kararı aldı. Bu ülkeler; Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Irak, Bahreyn ve Katar olarak ilk etapta belirlendi. Öncelikli hedeflerin arasında bu ülkelerde ileri tanı merkezleri açarak hastaların ön teşhislerinin yerinde konulmasının sağlanması ve bu tanı sonrası tedavilerinin gerçekleşmesi için Türkiye’ye getirilmesi planlanmaktadır. Bu taşıma da hava ambulansı ve THY nin teknik imkanları kullanılması öngörülmektedir.

Sağlık Turizmi barındırdığı tedavi süreci nedeniyle Sağlık Bakanlığı ile sıkı sıkıya organik bağı olduğu gibi, gelen hastanın ulaşımı, tedavi öncesi ve sonrası ağırlanması, hasta yakınlarının tedavi süresince misafir edilmesi ve verilen hizmetler bakımında bir turizm faaliyeti olması sebebiyle Turizm Bakanlığının faaliyet alanı içine girmektedir. Bu sebeple sektörde varolan tartışma ve çakışmaların önüne geçilerek iki bakanlık koordinasyonlu bir şekilde çalışmalıdır. Sağlık Bakanlığının tedavideki üstün gücü, Turizm Bakanlığın hedef pazar ülkelerini tanıma gücü ve bu pazarlardaki satış, pazarlama ve tanıtım deneyimlerinden yararlanılmalıdır.

Bu sebeple atanacak “Sağlık Ateşe”leri gerçekten bu işi iyi bilen ve bu konuda çalışmalarda bulunmuş olan gerek akademisyenler arasından gerekse sektör içinden deneyimli “turizmci” lerden seçilmelidir. Böylelikle sağlık turizminde hedeflenen atılımın gerçekleşmesi mümkün olabilecektir. Yoksa olaya kısır bir görüş açısıyla bakarak atanacak sağlık kökenli kişiler bu işin bir “turizm faaliyeti” olması özelliğiyle yetersiz kalacaklardır.

Sağlıklı günler dileğiyle....

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin