TEMMUZ’DAN İTİBAREN HAVACILIK VE TURİZM SEKTÖRÜNDE NELER OLDU?

Avrupa’da, Rusya’da ve Türkiye’de uyuyan uçaklar uyandırıldı. MRO (Uçak bakım) firmaları son checklerini yaparak uçakları uçuşa hazır durumu getirdiler. 

Avrupa’da ve Rusya’da tur şirketleri hangi ülkenin hangi şehirlerine uçuş yapabileceği tam netleşmese bile tatil paketlerini satışa çıkardı. 

İngiltere’de, Newcastle’da Brown ailesi tatile gitmek için bilgisayar karşına oturdu. Baktılar ki İspanya’ya o gün gidebiliyorlar ancak bir uyarı çıkıyor “her an değişebilir” diye… Gerçekten de ertesi gün bir bakıyorlar ki gidemiyorlar. Bu karmaşa içinde tatil kararları alınıyor İngiliz turizm acentaları Avrupa’daki bu karışıklıkları doğru kullanıyor, yönünü Türkiye’ye çeviriyor. 

Havayolları bu satışlara bağlı olarak uçuş planlarını revize ediyorlar. Bırakın 10 günlük uçuş planını belirlemeyi 1 günde bile 4-5 revizyon yapıyorlar. Buna göre uçuş ekipleri her gün uçacakmış gibi bekliyorlar bir ümit..

Havayolu, uçak hat bakım şirketine “geliyoruz” diye bildirimde bulunuyor. ‘’Şükürler olsun geliyorlar’’ takım çantasını çıkarın. *(Her havayolu olabilecek arızalara karşı uçtuğu meydanda bir bakım firması Part-145 ile anlaşma yapmak zorundadır)

Havalimanı işletmecilerine uçuş planları geliyor. Bir sevinç kaplıyor her tarafı, duty freesinden, yiyecek içecek ünitelerine, diğer mağazalardan, handling şirketlerine kadar bir ateşleme yaşanıyor. ‘’Geliyorlar’’… Personeller bilgilendiriliyor, her taraf yeni yaşam kurallarına uygun olarak dezenfekte ediliyor, personellere eğitimler veriliyor. Havalimanları yeni kurallara göre hizmet vermeye hazırlar...

Tur şirketleri tüm hazırlıklarını yapıyor, otobüsler acenteler asrın temizliğini yapıyorlar. ‘’Biz hazırız.’’ Şoför Mehmet amcanın gözünde iki damla yaş “şükürler olsun geliyorlar”.

Otel grupları belki de en maliyetli olan gruplardan bir tanesi ve hangi oteli açsınlar hala bilemiyorlar. Soğutması, temizliği, personeli, havuzu, kimyasalı, SPA sı ve sair tüm birimler hazırlanmalı. Hummalı bir çalışma başlıyor, IK departmanları personelleri bilgilendiriyor, servis elemanı Hasan heyecanla ‘’ anne aradılar, başlıyoruz, geliyorlar’’ diyor. Satın alma departmanı hala ne kadar ürün satın alsın ne kadarını stok yapsın kararsız. Otel yönetimi gece yarılarına kadar maliyet hesapları yapıyor, kurtarır mı açalım mı? Ve açılıyor. Hem de yeni yaşam koşullarına göre her şey planlanarak. 
Ve uçak iniyor. Havalimanı yönetimi başta olmak üzere yukarıda belirttiğim tüm sektör hep bir ağızdan ‘’HOŞGELDİNİZ’’ diyor...

Uçaktan inen yolcuların 7 si pozitif, moraller sıfır. Olsun geldiler. Bak İspanya’ya ya da Yunanistan’a değil bize geldiler.
…Ve böylece 15 Temmuz 2020 tarihinden itibaren gelmeye devam ediyorlar. Peki kimler geldi?

Tabii ki öncelikle satışı çok önceden yapılan müşteriler,

Son dakika karar verip risk almayı göze alan yiğit yolcular...

Ukrayna, Rusya, İngiltere, Romanya, Sırbistan, Macaristan, CIS ülkeleri. Avrupa hala yok.  Hep bir ağızdan bağırıyoruz “gelmese de olur, bak Ruslar, İngilizler yasak falan dinlemedi geldi.’’ Mutluyuz. Böyle de garip bir milletiz.
TUI’nin CEO’sunun çıkıp özellikle Alman turistlere yönelik ‘’bu sene Yunanistan yılı’’ açıklaması yapmasına rağmen, Yunanistan lobileri tarafından bitmek tükenmek bilmeyen karalama kampanyalarına rağmen Avrupa’ da 2020 yaz sezonu bence çoktan sona erdi. 

Ancak Antalya, Dalaman, Marmaris ve Bodrum’da devam ediyor. Neden mi? En büyük nedeni Rusya ve Ukrayna cephesinde Antalya merkezli yerel firmalarımız. Sıralama olmaksızın OTI Group, Anex Group, Pegas Group ve diğer yerel markalarımız. En büyük teşekkürü tüm yerel firmalarımız hak ediyor. Eğer bu kurgu olmasaydı, biz de şu an Avrupa’dan farklı olmazdık hatta belki de daha kötü olurduk. Bu firmalar bilet satıyor, uçakla taşıyor ve konaklatıyorlar. Avrupa’dan turist getiren yerel firmalarımız tarafında da yine aynı kurgu. 

‘’KENDİMİZLE GURUR DUYMALIYIZ’’

2020 Yaz sezonu 15 Temmuz’da başladı ve tahminlerime göre azalarak en son Ekim sonu sona erecek gibi görünüyor. Ben bu ülke turizmine katkıda bulunan herkesle gurur duyuyorum. Neden mi? Hiçbir ülke yukarıda belirttiğim tüm hazırlıkları bu kadar kısa süre tamamlayıp turist ağırlayamaz. Bu kadar “ani manevra kabiliyetine sahip” başka bir millet olacağını düşünmüyorum. 

2021
Değerli okuyucularım öncelikle şunu belirtmeliyim bu kadar belirsizlikler içinde 2021 Mayıs ayına kadar kesin bir şeyler söylemek çok zor. Ancak yine de 2021’den de kısaca bahsedeceğim. Yeni yaşam koşulları, yeni alışkanlıklar kazandırmakta ve durum tüketim alışkanlıkları tamamen değiştirmektedir. Tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte her bir sektör kendini yenilemektedir. 

2021’de pazarımız yine İngiltere, Ukrayna, Rusya, Balkan ülkeleri ve İskandinav ülkeleri olacaktır. Avrupa için maalesef çok fazla tahmin yürütülememekte... 

İngiltere pazarına çok dikkat etmeliyiz. Bu platformdan İngiltere’den Easy Jet, Jet2, TUI -UK aracılığı ile yolcu getiren değerli firmalarımıza seslenmek istiyorum. Fırsat bu fırsat, eğer doğru kurgular ve atağa geçersek ki geçmeliyiz, Alman yolcu sayısını da geçecektir. Bir İngiliz turist bir Alman turist ’ten daha fazla harcamaktadır.  Gerekiyor ise Britanya’dan gelen turistleri ağırlayan güney il ve ilçelerinde bulunan Havalimanı Yönetimi, Acentalar ve Otel Grupları bacağında onlara özel bir fiyatlandırma yapılabilir. 2021 için İspanya, Yunanistan ve Güney Kıbrıs pazarından iyi bir pay alınabilir.

2021 yılı yolcu sayısı mevcut koşullar düşünür ise en iyi 2019’un %60’ı en kötüsü %40 kadar gerçekleşeceği öngörülmektedir. Umarım rakamlar bizleri yanıltır ve 2019 yılı kadar bir misafir ağırlarız. 

Gelecek haftaki konu içeriği havacılık sektörü ile ilgili olacak. Makale başlığım ‘’Ekim 2021’den Avrupa ve Rusya’da havacılığı neler bekliyor ve nasıl olacak, ’’ 

İyi bir hafta sonu dilerim.
 

MAKALE YORUMLARI
  • Serkan Çelikxi
    25.09.2020
Sizde Yorum Ekleyin