Tünelin sonunda ki IŞIK …

BioNTech CEO'su Prof. Dr. Uğur Şahin'in de online olarak katılımıyla gerçekleştirilen Bilim Kurulu toplantısında, Haziran 2021’e kadar 30 milyon, Eylül 2021'e kadar ise aşamalı olarak 120 milyon doz BioNTech aşısı için anlaşma sağlandığına ilişkin haber ile tünelin ucundaki ışığı görüyoruz ifadelerini sıklıkla duymaya başladık. 

Bu açıklamanın öncesinde 17 Mayıs 2021 Pazartesi günü saat 05.00'te biten kısıtlamanın ardından açıklanan rakamlar ve mevsimin getirdiği avantaj birleşince salgının kontrol altına alınacağı hissiyatımız güçlendi. Dünyada da tablo benzer şekilde yol alıyor. Vaka sayılarının aşılama sayısının artması ve kısıtlamalardan dolayı düşüşte olduğu görülüyor.

Bir başka nokta ise virüsün doygunluk noktasına ulaşması ve piki yaşıyor olmasıdır. Doğal bağışık, aşılanan kişiler ve alınan ilaç dışı tedbirler sayesinde şu anda bilinen belirli bir süre devam eden korunma dönemine giriliyor ve vakalar düşmeye başlıyor.

Umudumuz ve planlamamız olan 90 Milyon BioNTech aşısı ve diğer aşılar…… yaz içinde gelirse gerçekten Sonbaharda "Tam anlamı ile Normalleşme" başlayabilir. Çok sayıda vatandaşını hızlıca aşılayan ve eş zamanlı etkili ilaç dışı önlemleri uygulayan ülkeler belirli kapalı alanlar dışında maske zorunluluğunun kalkması gibi düzenlemeleri yapmaya başladılar. Bu ülkelerde aşılamadan sonra vaka artışıyla ilgili dalgalanmaları Bahreyn gibi istisna ülkeler hariç  görmemekteyiz. Yine bu ülkelerde Koronavirüse bağlı ölüm hızı çok düşük yada hiç olmadığını görüyoruz.

Temkinli bir yaklaşımla yeterli aşı ve tedbir kombinasyonlarıyla en iyi ihtimalle sonbahara en kötü ihtimalle yıl sonunda rahatlamış olacağız.

Kendimizi aşılanmamış ülkelerden korumamız gerekecek. Aşılama oranı düşük ve vaka sayısı yüksek ülkelerden  girişlerde PCR testi uygulanması (biz bazı ülkeler için her ne kadar vazgeçsek de) temel bir önlem olarak hala önemini korumaktadır.

Özellikle yeni varyantların çıktığı ve hızla dünyaya yayıldığı bir dönemde aşı ve tedbirler her zamankinden önemlidir.

Ancak Koronavirüs gibi küresel salgınların yayılımı ve mücadelesi bir maratondur, kısa mesafeli bir yarış değildir. Üzülerek söylüyorum ki; henüz bu salgını dünya ve ülkemiz tam anlamıyla kontrol altına alamadı.

Mevcut durumda uygulanan kademeli kısıtlamalar ve 01 Haziran 2021 sonrasını beklerken, Temmuz 2021 ayı ortasına doğru kötü sürprizlerle karşılaşmamak için yapmamız gerekenler var. Dikkatli olmalıyız. Devam eden sorumluluklarımızı unutmamalıyız.

Ülke çapında hızlı bir aşılama programına odaklanmalıyız. Yetkililer günlük 2 milyon aşı yapma kapasitemiz olduğundan bahsediyorlar. Bunun yarısı bile olsa 3 ay gibi kısa bir sürede kalan tüm nüfusun aşılanması mümkündür.

Aşılanan kişi sayısının artması ile ülkemizin, sektörümüzün, işletmemizin ve yaşadığımız çevrenin tünelin ışığını erken görmesine bir başka ifade ile tünelin sonuna erken ulaşmamızı sağlayacaktır.

İşletmeler aşılama çalışmalarına destek vermelidir. İşverenler, işletmenin aşılama konusundaki duruşunu çalışanlara beklentilerini net anlatmalıdırlar.

Hem yaz döneminin getirdiği açık alanlarda daha fazla bulunma hem de çoklu aşı tedariki avantajını salgın rakamlarını aşağı seviyelere çekebilmek için aşılama konusunda işletme ölçeğinde stratejiler/ planlar/ politika geliştirmeliyiz (veya güncellemeliyiz).

Aşılama, hedeflenen bir hastalığa yakalanma riskini azaltan veya ortadan kaldıran küçük bir tıbbi prosedürdür. Hastalık bulaşıcı ise aşı, aşılanan kişinin temas ettiği kişilerde hastalık riskini de azaltabilir. Aşı, son yüz yılda diğer tüm tıbbi ilerlemelerden daha fazla hastalığı ve ölümü önlemiştir.

İşverenler, aşının yalnızca bir koruma önlemi olduğunu ve virüsün ne ölçüde mutasyona uğrayacağının henüz bilinmediğini daima akılda tutmalıdırlar. 

Virüs ne kadar fazla kişide görülürse, varyantların ortaya çıkma riski yüksek olacaktır. Vaka sayılarını hızlı bir şekilde kontrol altına alabilirsek, yeni varyantların veya aşı için daha tehlikeli olabilecek varyantların gelişmesini de engellemiş olacağız. 

İşletmelerde kaç kişinin aşı olduğundan ziyade doğru stratejiler/planlar/politikalar eşliğinde aşılama programını nasıl yönetebildiği önemlidir.

Peki, hali hazırda söz verilen yada anlaşma sağlanan aşıların zamanında veya yetersiz gelmesi durumunda neler yapabiliriz?

Bugüne kadar yürütülen işletme tedbirlerin bir anda gevşetilmemesi gerekli. Aşılama programı bir yandan devam ederken diğer yandan  var olan veya uygulamaya alacağımız bazı tedbirler bizleri daha güvenli kılacaktır.

İşletmelerde aşılamalar sıkı takip edilmeli,

Güvenli kadro ile çalışma sağlanmalı, işletmelerde özellikle yoğun misafir sayısının olduğu tarih ve saatlerde çift doz aşılanmış çalışanların iş başında olmaları sağlanmalı,

Aşılanmamış ve/veya aşılanmak istenmeyen çalışanlar kayıt altına alınmalıdır (evden çalışmaya devam edenler veya hibrit pozisyonlarda olanlar da dahil).

İşletmede aşı tereddüdü olan çalışan varsa olası endişe ve soruları öncelikle sağlık ekibine yönlendirilmelidir. Çalışanın aşı ile ilgili eğitimlerinde sadece kendileri ve işyerleri için değil aşılanmalarıyla ailelerinin de korunmasına katkı sağlayacakları vurgulanmalıdır.

Çalışan aşı olmayı kabul etmezse, işverenler, çalışanın nedenlerini ve olabilecek endişelerini ciddi şekilde değerlendirmelidir. İmkanlar ölçüsünde alternatif çözümler uygulamaya çalışmalıdır. Mümkünse evden çalışmaya devam etmeyi, işyerinde sosyal (fiziksel) mesafeyi (2m), kişisel koruyucu donanım kullanımını uygulamalarını devam ettirmelidir. İşveren, çalışanın uzaktan veya daha güvenli bir çalışma ortamında çalışmalarını mümkün kılacaksa, çalışanın iş sorumluluklarını veya rolünü değiştirmeyi düşünebilir.

Kalabalık grup (kümelenme) yönetimi iyi uygulanmalıdır. Özellikle kalabalık halde çok fazla sayıda tesise giriş ve çıkışı olan kişiler izlenmelidir. Bu tür kişi ve gruplarda maske, mesafe ve kişisel hijyen tedbirleri sıkı uygulanmalıdır. Yine bu kalabalık grup ve kişilere özel toplantı veya çok çeşitli eğlenceler düzenlenmemelidir.

2021 sezonunda farklı ülkelerden/değişik salgın risk bölgelerinden gelecek misafirlerimizin öteki farklı ülke/değişik salgın risk bölgeleri misafirleri arası çapraz bulaşmalarını önleyecek tedbirler alınmalıdır. Muhtemel bulaşmalarda kök-neden (bölge risk oranı, yaş, aşılı olup olmama vb.) izlemeleri yapılmalıdır.

Aşılar tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yaşama hakkıyla ilgilidir güven ve dayanışmanın aracıdır.

 

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin