Tur otobüsleri kazaları Takograf ile önlenebilir

Hemen hemen her gün bir kaza haberi alıyoruz.

Bu kazaların toplamında onlarca ölü yüzlerce de yaralı olabiliyor.

Antalya gibi ekmeğini turizmden çıkaran illerde yaşanan tur otobüsü kazaları ise turizme darbe vuruyor.

Binlerce kilometre uzak ülkelerden gelip ülkemizi tanımak için turlara katılan turistler, bindikleri otobüsün veya midibüsün kaza yapması sonucu ya ölüyorlar ya da yaralanıyorlar. 

Sadece Antalya'da yaz aylarında turizmin hizmetinde 15 bine yakın otobüs, minibüs ve midibüs hizmet veriyor.

Bu kadar çok otobüsü Antalya barındıramadığı için bu araçların yüzde 60'ı Antalya dışından, özellikle de ülkemizin doğusundan çalışmaya geliyorlar. 

Çok kötü şartlar altında çalışan bu otobüslerin şoförleri otobüste yatıp otobüste yiyip içiyorlar. Banyo dersen vakit bulup denize gidebilirlerse onların banyosu da o oluyor.

Midibüs ve minibüs şoförleri asgari ücret, otobüs şoförleri ise 2 bin 500 TL maaş alıyorlar. Çalışma saatleri ise belirsiz. Gece gündüz otobüslerdeler.

Bu işi yapan bazı kişilerle konuştuğumda inanamadım. Şoförlerin bazıları 4-5 gün uykusuz çalışıyormuş. Otobüs turistleri beklerken direksiyon başında bir iki saat gözlerini dinlendirebiliyorlarsa kendilerini şanslı görüyorlarmış.

Birde özellikle doğu illerinden gelen araçların büyük kısmı öğrenci servisiymiş. Bu araçlar yaz aylarında boş durmamak için Antalya'ya gelerek çalışıyorlar.

Ancak bu araçların öğrenci sigortası varmış. Öğrenci sigortası ile turistte taşıyabiliyorlar. Personelde. Bu araç kaza yaptığında araçta öğrenci olmadığı için kazada ölen ya da yaralanan sigortadan yararlanamıyormuş.

Yani ulaşım servisi nereden bakarsan bak berbat durumda.

Bu sorun nasıl çözülür?

Bu konuda İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığından işin uzmanları ile sohbet etme fırsatı buldum.

İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma bakanlığı il içinde yolcu ve yük taşıyan araçlara takograf takma zorunluluğunu kaldırmış. Bu nedenle de Antalya'da ne tur otobüslerinde ne de kamyonlarda takograf yokmuş. 

Sadece Antalya dışına çıkanlarda bu zorunluluk var. 

Ama bir gerçekte şu. Antalya ile Ankara arası 500 kilometre. Antalya'nın iki ilçesi Gazipaşa ile Kaş arası ise 650 kilometre.

Tur otobüsleri ve kamyonlar Antalya'da 650 kilometrelik yolda takograf takmıyorlar. Ama 100 Kilometrelik Burdur'a takma zorunlulukları var.

Halbuki il içinde de tur otobüslerine takograf takma zorunluluğu getirilirse bir şoför en fazla 9 saat çalışabilecek. Takografta günlük, haftalık, aylık hatta yıllık raporlar alınabiliyor. Yani şoför kaç saat otobüste kalmış görünebliyor.

Bir otobüsün takografına bakıldığında o şoförün kaç saat çalıştığı, kurallara uyup uymadığı her şey görülebiliyor. Yetkililer takografa bakarak geçmişe yönelik tüm kusurlar için ceza yazabiliyor.

Yani bu işin şifresi takograf.

Takograf takılırsa tur otobüslerinde çalışan şoför sayısı 3'e katlanacak. Yani istihdam artacak. Şoförler 4 saat çalışıp 45 dakika dinlenecek. Daha sonra 4 saat daha çalışabilecek. Ama bir günde çalıştığı saat 9 saati geçemeyecek. Yani şoförler uykusuz araç kullanamayacak.

Özellikle turist taşıyan otobüslere çeki düzen gelecek. Gece havaalanından gelen turistleri otellere götüren otobüsler, gündüzde düzenlenen turlara katılabiliyor. Aynı şoförlerle bunlar yapılıyor. Ama takograf zorunluluğu getirilirse o zaman bunlar yapılamayacak.

Takografla kazalar azalacak. Turistler ölmeyecek, yaralanmayacak. Ülkemizin itibarı zayıflamayacak.

İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı elele vererek bir an önce bu yanlıştan dönmeli. İl içinde de yolcu ve yük taşıyan araçlara takograf zorunluluğu getirilmeli.

Oy uğruna gelen baskıya boyun eğmek kazalarda yaşanan ölümlere ortak olmak demektir. 

Kazaların önüne geçmek için takograf zorunlu hale getirilmeli...

MAKALE YORUMLARI
  • vahap tan
    Sn. Emin Demir, kaleminize sağlık. Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş. Ülkemizde şehir içinde çalışacağını taahhüt edip ya da 17 1 kişiden daha az yolcu taşıdığı için yüzbinlerce araç takograf takmaktan imtina etmektedir. Bu durum, milyonlarca yolcunun “çalışma süresi” ve “hız” denetimine tabi olmadan taşınıyor olması anlamına gelmektedir. Netice ortada… Maalesef binlerce ölen ve yüzbinlerce yaralanan insanımız. Bir de yılda 10 milyar USD maddi hasar… Umarım en kısa zamanda bu yanlıştan dönülür. Saygılarımla
    19.07.2019
  • Rehber
    Sn.Demir,turizmin kanayan yarası yılardır çözülemeyen turist taşımacılığına parmak basmışsınız.Profesyonel turist rehberi olarak hergün uykusuz yorgun,çok zor şartlarda yaşamak ve çalışmak zorunda kalan şöförler ile yolculuk yapıyoruz.Şirketler gece gündüz çalıştırıyor, onlarda ekmek parası için bir şekilde katlanıyorlar bu duruma.Fakat durum vahim,insanların canına mal oluyor bu denetimsizlik.
    21.07.2019
Sizde Yorum Ekleyin