Turizm sezonunun açılışı papatya falına döndü

Turizmde her kafadan bir ses çıkmaya devam ediyor. Bilgi kirliliği üst seviyede. Konuşması gerekenler ise susmayı tercih ediyorlar.

Pandeminin dünyayı etkilemeye başlamasının ardından 13 ay geçti. 2020 yılında bu bilgi kirliliği yüzünden sektörler ne yapacaklarını şaşırdı. Ha bu gün ha yayır her şey yoluna girecek dendi. Sonuç herkes için hüzran oldu.

Her sektörün kendine özgü sıkıntıları oluyor. Bizim için ana konumuz turizm. Turizmde ise hala konuşması gerekenler başta bakan olmak üzere çoğu kişi sessiz kalıyor.

Turizmci gelişmeleri bir kaç kişinin açıklamalarıyla takip edebiliyor. Bu da onları yeterince tatmin etmiyor, endişelerini gidermeye yetmiyor. Çünkü turizm bu yılda iyi olmazsa biliyorlarki bir çok turizm işletmesi faaliyetlerine son verecektir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı bir süre önce açıklama yaptı. 'Avrupa'dan Türkiye'ye gelenlerin PCR testi 15 Nisandan itibaren kaldırılacak' diye. 

Turizmcide bir sevinç çığlıkları yükseldi. 15 Nisan bir milat. Avrupa'dan en büyük sıkıntı büyük paralara neden olan PCR testi idi. Şimdi bu sıkıntıdan kurtulduk. Artık Avrupalı gelecek diye ümitlendi. 

İspanya'da sorunlar sona erdi diye Mayorca adasını turizme açtı. İngilizlere, Almanlara gelin dendi. Almanlar hemen gitmeye kalktı. Ama Almanya daha sonra gidilmesinin uygun olmadığını açıkladı. İngiltere ise hemen kestirip attı. 'Yurt dışına gidenler 5 bin Paund cezayı ve karantinayı göze alsın' denildi. 

Yani ülkeler vatandaşlarının her şey yoluna girene kadar yurt dışına çıkmasını istemiyor.

Biz PCR Testini kaldırdık diye Avrupalılar akın etmeyecek. Tatili çok özleselerde Avrupalı Covid-19'dan korkuyor ve tedbirleri elden bırakmak istemiyor.

Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor. 'Nisanda Ruslar, Mayısta yerli turist, Hazian ayında da Avrupalı turistler gelmeye başlar' diye. 

Evet bu herkesin isteği, beklentisi. Ancak bu istekle, beklenti ile olmuyor. Bunun önündeki en büyük engel aşılamadır. Aşılama Avrupada da Rusya'da da hızlı ilerlemiyor. Aşılanan kişiler genellikle yaşlı kesim. Yaşlı kesim ise bizim yüksek sezon dediğimiz Haziran 15 ile Eylül 15 arasındaki dönemde Türkiye'ye gelmez. Çünkü hem sıcak hem de onlar için otellerin fiyatı çok yüksek olur.

Avrupa'da aşılama olmadan seyahatler serbest bırakılmaz. Seyehatler serbest bırakılmadan da turizm hareketi olmaz. Şu anda da Avrupa'dan Türkiye'ye gelişler oluyor. Ama gelenler bizim gurbetçilerimiz veya Avrupa pasaportu taşıyan Orta Doğu ülke vatandaşları. Diğerleri gelmiyor. Şimdilik de gelmeyi düşünmüyorlar.

Tabi birde madalyonun öteki yüzü var. yani Türkiye'de gelen turiste hizmet edecek turizm çalışanlarının aşılanması. Şu ana kadar aşılanan turizm çalışanı olduğunu işitmedim. Ama herkesin Nisan ayında beklentisi turizm çalışanlarınında aşılanma işinin tamamlanması. 

Eğer turizm çalışanları aşılanmazsa Avrupadan turist beklemek hayal olur. Aşı gelirse Nisan ayı içinde turizm çalışanları aşılanacaktır. Buna inanıyorum. Aşılanma işi de çok hızlı tamamlanır.

Anlaşılacağı gibi turizm sezonu her yıl olduğu gibi aynı dönemde açılmaz. Gerçek turizm sezonu herhalde Haziran ayı ile birlikte başlar.

Bekleyip göreceğiz. Artık turizm sezonunun açılışı papatya falına döndü.

 

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin