Turizm üzerine bir sepet dolusu düşünce …..

Direk konuya girmek istiyorum.. 

34 yıldır bu meslekte çalışıyorum, daima acente kısmında görev aldım... 

Farkındaysanız hep duyuyoruz: Bakan geldi, sektörünün ileri gelenleri ile görüştü, çok önemli kararlar alındı ve artık  bizi kimse durduramaz…

Kim bu sektörün ileri gelenleri ?? Otelciler mi ?  Evet,  onların da olması gerek ,  milyon Dolarlık yatırımları ile bu işin bir parçasıdır onlar  ama  sektörün ileri gelenleri sadece Otelciler değiller . 

Yani belirtmek istediğim, Turizm ile ilgili önemli bir toplantı olduğunda neden Acentecisi ,  Taşımacısı, Tur operatörü …vb gibi sektörün önemli parçaları olan unsurlara yer verilmez ve onlarla görüşülmez ? 

Keşke şu haberi duyabilsek ;   

Bakan geldi, Incoming acente ve Tur operatör yetkilileri ile görüştü , fikir alış verişinde bulundu, sorunlarını dinledi. 
Devletin verdiği, vermeyi düşündüğü veya vermeyeceği katkı payları ve destekleri konuşuldu. 

Uçakçıların, taşımacıların ve hizmet sektörünün sorunları ile ilgili detayları ele alındı diye bir haber  neden duyamıyoruz acaba??  

Yoksa bu tür toplantılar yapılıyor da bizim mi haberimiz olmuyor? 

2019 sezonun da Turizm Bakanlığı Tur operatörlerine  bir tanıtım desteğinde bulunacak mı? 

Süre gelen ve maalesef işlemeyen ‘’Birlikte Reklam kampanyası’’ devam edecek mi ve köklü değişikliklere yer verilecek mi ?
 
Bu ve bunun gibi kararları yetkili ve ilk ağızdan duymak bizleri mutlu edecektir.

Geçenlerde yapılan Aktob yemeğinde, daha önce benim de değindiğim  bazı konular dile getirildi. 
  
Marka yaratmamız gerek . 

Evet , yaratalım, geç bile  kalındı..
 
İspanya’dan örnekler verildi, güneş, deniz ve kumdan başka nasıl bir sektör yaratıldı diye ..
  
Yeme- içme, gurmelik ve kültür Turizmi . 

Türkiye için de Gaziantep de yapılan yemek festivali örnek verildi… 

Çok güzel. Mutlaka çok değerli bir festivaldir  ama kim biliyor? Hangi uluslararası platformda tanıtımı yapıldı? 

Yerel halk ve  yerli turist belki biliyor ama başka kimsenin haberi yok. 

Hadi diyelim tanıttınız. Müşteri nasıl gidecek oraya , nerede kalacak? THY haricinde başka alternatif yok.
 
Maalesef bu tür etkinliklerin tanıtımında sınıfta kalıyoruz.  

Örneğin  Turizm cenneti  Antalya da yapılan meze festivalini  Antalyalılar dışında duyan, bilen var mı ? Yok…

Bu tür etkinliklere önem vereceksek bunların hazırlıkları 1-2 yıl önceden yapılmalı ve ona göre de zamanında uluslararası tanıtımı yapılmalı, broşürlerde yer almalı ve tüketiciye ulaşılmalı.  

Bunlar satışlarımız artırmak adına bir ilave hizmet, bir ‘’add on ‘’ Bunları kesinlikle çoğaltmamız ve üzerinde durmamız gerekiyor. 

Ülke tanıtımı konusunda yapılması gerekli olan ilk şey Dünya markamız olan İstanbul’u yeniden ön plana çıkarmak, yeniden Avrupalı Turistlere hitap ederek onları geri kazanmak. 

Bunu da Formula 1 , Konser ve festivaller ile yapmak hızlı bir şekilde mümkün.. 

Bugün F1 ile anlaşıp, gelecek yıl yarışlara ev sahipliği neden yapmayalım? 

 İstanbul yeniden bir dünya markası olursa diğer konulara , diğer bölgelere el atıp başka dünya markaları yaratabiliriz.
Örneğin kıyı şeridinde belli başlı yerleri seçip ön plana çıkarmak gerek: 
   
                                              
Kemer : Bir marka yaratmak için ideal bir yer, alt yapısı, otelleri, doğası, denizi ve eğlencesi ile neden bir İBİZA olmasın , neden genç nüfusu buraya çekmeyelim ? 

Spor aktiviteleri, Doğa, deniz, kum, güneş ve eğlence.. Hepsini bir arada bulacakları bir yer.

Çeşme - Alaçatı; Hem Sörf cenneti, hem eğlence merkezi.

Bodrum: Zaten bir marka ama daha çok tanıtarak sadece 3 ay değil , 7-8 ay a yayabiliriz sezonu .Bu tür tanıtımlara hız verilmeli ve bir an önce hayata geçirilmeli.

Aktob toplantısında konuşan Antalya Valisi sıfır atık diye bir kampanya başlatmak istiyormuş. 

Çok güzel bir fikir, hemen yapılsın, proje oteller saptansın ve bu konuda bir ilke imza atalım. 

Fakat bundan daha önemlisi bu çalışmalarda yer alacak olan insan faktörü. 

Bu konuda yeterince eğitim verilmezse bu proje ölü doğar. 

Ama tabi ki sadece otellerde değil, bu konu ‘’Çevre kirliliği’’ tüm ülkeye yayılması gerek, insanlar artık ellerindeki plastik şişeleri, çöpleri sokaklara atmamayı, çöp konteynerlerin kapaklarını kapalı tutmayı bilmeleri gerek.

 İnsanlarımız ne yazık ki, Ülkemizdeki orman yollarına ve yol kenarlarına bir çöp atma yeri algısı ile yaklaşıyorlar. Bunun eğitim ve gerekirse cezai yaptırımlarla engellenmesi gerekiyor. 

Kural ve kanun var ama uygulayan yok.. 

Bu konuda biraz daha duyarlı olmamız gerekiyor.
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin