Uçuşlar! Umut Getirdiler… Sevinç Getirdiler…

Pandemi öncesi uçak ile seyahat etmek bir yerden bir yere hızlıca geçmek, gereksinimlerimizi hızlıca ulaşmak, sevdiklerimize hızlıca kavuşmak demekti! 

Şimdi biz turizmciler için umut demek, ekmek demek! 

Evet yanlış okumadınız Antalya’ya gelen her bir uçak bizler için umut ve sevinç kaynağı!

En çok turist ağırlayarak, rekorlar kırdığımız yılı zafer çığlıkları ile kapatırken, Çin Covid-19 diye bir virüs ile uğraşıyormuş! 

Bu yıla da müthiş bir başlangıç yapmıştık. Ancak Mart ayı ortalarında bizim de kapımızı çaldı. Turizmin başkenti Antalya bir anda binlerce oteli kapattı, çalışanlarını evlere kapattı.
 
Yasaklar art arda geldi, bir anda sadece Türkiye değil dünyada seyahat durdu. Kimse ne olduğunu ne kadar süreceğini bilemezken hayatımızda hiç yaşamadığımız tedbirler ile karşı karşıya kaldık. Sokağa çıkma yasakları, kapatılan işyerleri derken gerçekten hiç alışık olmadığımız biz Türklerin en çok sevdiği sarılıp öpüşmelerin kalktığı, insanların sevdiklerine sarılamadığı bir süreç başladı.

Pandemi süreci yaşanırken sektörün ayakta kalabilmesi için başta Sayın Bakanımız olmak üzere Sayın Valimiz ile birlikte TÜROFED ve AKTOB’u ayakta alkışlamak lazım. 

Kısa süreli çalışma ödeneği, askıdaki personele verilen destek gibi birçok konuda inanılmaz mücadele ettiler. Bu bahsettiğim kişi ve kurumlar çıkıp show yapmadılar.

Ama ben bizzat içinde olan birisi olarak bu ödeneklerin koşullarının aza indirgenmesi için verilen mücadeleyi ve yoğun saatleri umarım birisi zamanı gelince anlatır. 

Antalya bu pandemi sürecinde inanılmaz bir kenetlenme ile özellikle çalışanların en az şekilde mağdur olması için verdikleri mücadeleye yukarıda saydığım kişi ve kurumlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Yeterli olup olmadığını sabaha kadar tartışabiliriz ama ilk yapılan taslak bu ödeneklerden yararlanacak kişi çalışan sayısı çok ama az olacaktı. Ancak verilen mücadele hemen hemen herkesin az da olsa bir destek almasını sağladı.

Haziran başında “yeni normal” süreci ile birlikte yavaş yavaş günlük hayata dönmeye başladık. Pandemi döneminde Antalya’da ki açık otel sayısı belki on tane bile değildi. Bu tesisler açık kalarak gerçekten büyük bir işe imza attılar. Amaç asla ticari değildi! 

Sadece gerektiğinde bu şehre birileri geldiğinde kalabileceği bir yer olsun ve istihdamı devam ettirmekti. 

Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı turizm merkezlerinden birisi olan Antalya en büyük darbeyi alan şehirlerin başında geliyordu. Günde yüzbinlerin geldiği Antalya’ya aylarca uçak inip kalkmadı. Haziran ayında iç pazarın biraz hareketlenmesi ile birlikte biraz da olsa bir canlılık başladı. En azından iç Pazar ile bir umut doğmuştu. 

Her zaman iç turizmin gelişmesi, sektöre önemli katkıları olan yerli turistin katkıları büyüktür. 

Güvenli Turizm Sertifikasyon sistemine sektör can simidi gibi sarıldı ve beklenenden fazla, hızlı ve yoğun bir süreç başladı . Önce zorunlu olmayan bu sertifikasyon süreci daha sonra 50 oda ve üzeri her tesise zorunlu hale getirildi.

Önce Kazakistan’dan turist gelmeye başladı. Ukrayna, İngiltere derken  açılan tesis sayısı da artmaya başladı. AB başta olmak üzere, Almanya siyasi nedenlerle uzun süre direndi. Hatta her seferinde süreyi uzattı ve en sonunda dönüşten 48 saat önce test yapılması koşulu ile uçuşlar başladı. Hemen arkasından en çok turist tedariki sağladığımız ülke Rusya uçuşları başladı. Tüm bu gelişmelerden sonra kapalı birçok tesis kapılarını yeniden açtı.

Bu yol haritası durup dururken oluşmadı! Örneği az görülür bir çaba ve emek vardı. 

Kültür & Turizm Bakanımız, Dışişleri Bakanımız inanılmaz bir siyasi irade ve mücadele gösterdiler. Birçok ülke diplomat, gazeteci, tur operatörü ve devlet yetkililerini Türkiye’ de ağırlayarak aldığımız önlemleri yerinde gösterdik. 

TÜROFED ve AKTOB başta olmak üzere Antalya Valiliği ve birçok STK ülkemize şehrimize gelen bu misafirlerin ağırlanmasında ve yaptıklarımızın gösterilmesinde büyük bir emek harcadılar. Emeği geçen herkese bir kez daha teşekkürler.

Gelelim köşe yazımızın başlığına;

Evet Antalya semalarında görülen her uçak bize umut getirdi, sevinç verdi. 

Hayatın durduğu bir dönemde Antalya’ya gelen ve sayısı her geçen gün artan uçaklar biz turizmcilere umut oldu. 

Bunu sürdürebilir hale getirip, 2021 yılında beklentilerimizi çok değil ayakta kalabilmek dükkanı açık tutabilmek ve çalışanımıza istihdam sağlamak adına olmalı! 

Diliyorum bu uçaklar bizi aydınlık ve eski güzel günlere götürecek. Yine eskisi gibi rekorlar kırdığımız günlere götürecek. 

Hepimiz seyahat etme özgürlüğünün değerini anladık. Artan seyahat isteklerimize rağmen yine de temkinli davranıyoruz. Ancak önemli bir kısım da seyahat ve konaklamada güvenilir turizm bilinci ile yeni planlamalar yapıyor.

Olumlu düşünüp, morallerimizi bozmayalım. Yapabileceklerimize odaklanalım. Turizm önce insan, üretim ve tüketim açısından önemlidir. 

Önceliğimiz sağlıklı, güvenilir hizmet algısı oluşturarak tüm dünyadan misafirleri ülkemize çekebiliriz! 
Unutmayalım; her zaman en güçlü olan değil, en iyi uyum sağlayan kazanır! 

Sağlıkla Kalın,
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin