Umut (beklenti) teorisi

Kahneman ve Tversky isimli iki bilim adamı yaptıkları çalışmada bilinenin aksine insanların tercihte bulunurken, mevcut seçenekler içinden kendileri için en avantajlı görünen şıkkı seçmelerinin aslında bu seçeneklerin sunuş şekline bağlı olduklarını iddia etmişler ve yaptıkları bir dizi deneyle de bunu kanıtlamışlardır.

 

Şöyle ki; Deneye katılan tüm katılımcılara aslında içeriği %100 aynı olan 2 tane soru sormuşlar ve cevaplamalarını istemişlerdir.

 

1. soruda kişilere  iki seçenekten kendileri için en uygun olanı tercih etmeleri istenmiş.

a) 10.000 TL para kaybedeceksin.

b) yazı tura atacağız ve eğer tura gelirse hiçbirşey kaybetmeyeceksin, ama yazı gelirse 30.000 TL kaybedeceksin

 

Bu sorunun cevabını aldıktan sonra aynı deneklere tekrar aynı eşit riski taşıyan soru farklı bir biçimde yeniden sorulmuş ve

 

2. soruda ise yine iki seçenekten kendileri için en uygun olanı seçmeleri istenmiştir.

a) 10.000 TL para kazanacaksın

b) yazı tura atacağız ve eğer tura gelirse hiçbirşey kazanmayacaksın, ama yazı gelirse 30.000 TL kazanacaksın

 

Bu sorulardan 1. soruyu cevaplayanların çoğunun cevabı “b” iken, yine aynı kişilerin 2. soruyu “a” olarak cevapladıkları görülmüştür.

 

Finansal açıdan baktığımızda aslında her iki soruda aynı değere sahiptir. Peki nedir insanları bu şekilde farklı davranışa yönlendiren?

 

Kahneman ve Tversky a göre, “İnsanlar kendilerine sunulan seçenekler içinde kaybedecekleri bir durumda risk almaya istekli iken, kazanmaları durumunda aynı oranda riski almadıkları” şeklindedir.

 

Daha anlaşılır kılmak için bu durumu bir kaç örnek ile açıklamaya çalışalım.  Kanser olan hastalara sunulan 2 farklı tedavi yönteminden bir tanesinin sonucunda hastaların hayatta kalma ihtimallerinin 10’da 9 olduğunu, diğer tedavi şeçeneğinin ise 10’da 1 ölüm riski içerdiğini söylediklerinde hastaların neredeyse tamamının 10’da 9 hayatta kalma seçeneği olan tedavi şeklini seçtikleri görülmüştür. Aslında kendilerine sunulan her iki seçenek objektif olarak değerlendirildiğinde tamamen aynıdır.

 

Bu teorinin bir çok çeşitli ekonomik kararlar üzerinde de etkisi olduğu görülmüştür. Örneğin bir satın alma işlemi gerçekleştirirken insanlar; alacakları 150 TL lik bir ayakkabıyı 50 TL ucuza almak için şehrin diğer ucundaki bir alışveriş mağazasına giderken, 5000 TL lik bir televizyon için 50 TL tasarruf etmek için aynı yolculuğu yapmadıkları görülmüştür. Aslında reel olarak bu kişilerin net servetleri yapılan her iki işlemde de aynı etkiye (azalmaya) maruz kalmaktadır.

 

Benzer davranış modeli özellikle borsa da işlem yapan kişiler üzerinde de görülmekte ve yaptıkları yatırımların durumu “negatif”te (zararda) iken daha fazla işlem yaparak ve risk alarak pozitif duruma geçme eğiliminde olurlar. İç güdüsel olarak ortaya koydukları bu davranış modeli “zararın neresinden dönersen kardır” sözünü boşa çıkarmaktadır.

 

Kahneman’a 2002 yılında Nobel Ekonomi Ödülü kazandıran bu teori sayesinde hergün aldığımız onlarca kararda ne kadar rasyonel davranıyoruz? Bize sunulan seçeneklerin, içeriklerinden çok, ne kadar sunuş şekline aldanarak karar veriyoruz yeniden gözden geçirmemizde fayda var.

 

Kalın sağlıcakla...

 

 

 

 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin