Yaşam ile Ölüm arasında ki ince çizgi = TURİZM


Son zamanlarda yaşanan olaylarda ‘tekrar ve tekrar’ gördüğümüz üzere, turizmin ne kadar ince bir çizgide olduğunu anlamış bulunmaktayız. 

Maalesef ne kadar da bu durumlara alışmış gibi görünsek de, gelecek badirelere karşı bir önlem almayı öğrenmiş değiliz.

Bunu Nasıl mı ? Anlıyoruz!!! 

Her krizin ardından yatırımların sadece yapılaşma, büyüme üzerine kurulu olması, her hangi bir hava yastığı niteliğinde ikinci bir planlamanın yapılmaması. Tekrar bir kriz ile karşı karşıya kalınması halinde kriz yönetimini tam anlamıyla,
sağlıklı bir şekilde hayata geçirememiz.

Süregelen zaman dilimde yaşadığımız tüm krizleri bir şekilde atlatıyor ve belli bir süre sonra normale dönmeye başlıyoruz. Hatta ve Hatta hiç yaşanmamış gibi çalışma hayatımızı sürdüyoruz. Yatırımlar artıyor, fiyat politikaları değişiyor ve Kulisler yapılıyor.

Peki, Aslında bu gibi durumlarda en önemli neyi atlıyoruz. ’KALİFİYE PERSONEL’. Bu konuyu sadece konuşarak geçiyoruz. Fakat operasyon kısmında bu konu bizleri en çok zora sokan durum. 

Her krizin ardından okullardaki turizme olan talepler azalıyor. Mevcut okuyanlar, zaten mesleği yapmayacağından kendini yetiştirmiyor. Mevcut mezunlara baktığımızda ise bu tez maalesef doğrulanıyor.

Peki teori olarak yaptığımız bu eleştirilere, karşı pratikte çözüm NE?!!!

Okullarda yapılan eğitim ve teşvik maalesef tek başına yeterli değil. Turizm camiasında yer alan herkesin elini taşın altında koyması gerekmekte. Benim önerim eskilerin dediği gibi USTA – ÇIRAK ilişkisini yeniden yaşatmak. Yani Hem alaylı hem okullu bireyler yetiştirmek.

Fakat turizm öyle bir noktaya geldi ki, geçmiş yıllara göre çok daha küresel ve kapsamlı. Bu yüzden USTA- ÇIRAK ilişki tekniğini güncel turizm sektörüne göre uyarlamak gerek.

Acenteler- Otelciler- Turizm üzerine kurulmuş sivil toplum örgütleri, mevcut personelleri için bir eğitim programı hazırlamalı ve hayata geçirilmeli. En azından sektöre gönül vermiş ve sürekli var olmayı hedefleyen bireylerin yetiştirilmesi bu kanayan yarayı onarabilir.

Özellikle bu kriz dönemlerinde bu tür konuların önemini ön plana çıkarmak ve eyleme geçirmek, krizin ardından sektörden kopacak kişileri yani çalışanları bir arada tutar. Böylece KALİFİYE sorunu daha az gündeme gelecektir.

Daha nice konular var. Onları da daha sonra tartışmak üzere turizm ile kalın

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin