YENİ NORMAL, NÖROLİNK VEYA NÖROTATİL

28 ağustos günü Elon Musk’un yapmış olduğu canlı yayında tüm Dünya’ya geliştirmiş oldukları “nörolink” adını verdiği insanın beyninin içine yerleştirilebilen kablosuz mikro bilgisayar ara yüzü sayesinde diğer bilgisayarlara bağlayabildiğini ilan etti. 

İki ay önce implant takılmış domuzu gösterisinde kullanan Musk, yerleştirdiği bu cihaz aracılığıyla elde ettiği beyin dalgalarını tüm izleyenlere gösterdi. 

Yaklaşık bir saat süren ve yine robotik cerrahlar tarafından gerçekleştirilen bir ameliyatla insan beynine de yerleştirilebilecek olan bu cihaz sayesinde özellikle alzheimer ve demans gibi hastalıkların tedavisinde kullanılması amaçlanmaktadır. 

Henüz hayvanlar üzerinde deney aşamasında olan bu çipi üreten firmanın geçmişinin sadece 5 yıl gibi kısa bir süre önce kurulduğu göz önünde bulundurulursa çok yakın bir zamanda bu cihazın insanlar da uygulandığını görmemiz süpriz olmayacaktır. Elon Musk bu cihaz sayesinde hafıza kaybı, işitme kaybı, deprosyon ve insomnia (uykusuzluk) gibi hastalıklarında tedavi edilebileceğini söylüyor. 23 mm genişliğinde olan bu cihaz sayesinde saçtan ince kılcal kablolar aracılığıyla insan beyni ile iletişim sağlanmakta ve buradan elde edilen veriler bluetooth aracılığıyla bilgisayara aktarılmaktadır. 

Her ne kadar açıkça henüz dile getirilmese de bu projenin sonunda yaşanacak teknolojik gelişmeler sayesinde insan beyninin tüm bilgilerinin okunup bir başka ortam yada kişiye aktarılması mümkün olabilecek gibi gözüküyor. Yıllar önce gerçekleştirilmiş olan canlıların klonlanması (bakınız: dolly koyun) sayesinde belki de zamanla yaşlılık sebebiyle yıpranan insan bedeni yine kendisinden alınan hücreler sayesinde daha genç ve taze olarak yeniden kopyalanabilecek ve eskisinden alınan tüm deneyim ve bilgileri bu genç ve taze bedene nakledilebilecektir. Böylece belki de insanlık dünya kuruldu kurulalı peşinde olduğu “ölümsüzlük” hayaline çok yaklaşmış olabilecektir. 

Ayrıca bu bilgilerin kopyalanabilmesi sayesinde başta dil eğitimi olmak üzere, ihtiyaç duyulan alanlardaki uzmanlıklar o iş için yıllarca emek harcamak yerine bu cihaz sayesinde beyninize yüklenerek bir kaç dakika içinde beyninize aktarılabilecektir. 

Tüm bu yaşanan gelişmeler ışığında bu çiplerin takılı olduğu insanların uzaktan manipüle edilebilmesi de mümkün gözükmekte olup, bu da bir başka tartışmayı beraberinde getirmektedir. Bilimin tüm alanlarında olduğu gibi yaşanan teknolojik gelişmeler, insanlığın iyiliği için kullanılabildiği gibi, kötü ellerde bu teknolojiler insanların aleyhine de kullanılabilmektedir. 

Çok değil bundan tam 10 yıl önce vizyona giren Inseption (Başlangıç) adlı bir film de tam da bugün yaşanan olayların habercisi olacak şeylerden bahsediliyordu. İzlemeyenler için şiddetle tavsiye edeceğim baş rollerinde Leonardo Dicaprio, Joseph Gordon-Levitt, gibi ünlü oyuncuların oynadığı bu film de özetle rüya ile gerçekliğin iç içe geçtiği, neyin rüya, neyin gerçek olduğunu küçük ip uçları sayesinde fark edilebilen bir bilim kurgu konusu işlenmektedir. Vizyona girdikten kısa bir süre sonra son 25 yılın en iyi filmleri arasında gösterilen bu film de insanlar bağlandıkları bir cihaz aracılığıyla hayal alemine dönebilmekte ve bu hayal aleminde gerçek yaşamda 1-2 dk süren bir zaman diliminden çok daha uzun süreli bir deneyim yaşayabilmektedirler. Rüya da yaşadıkları bu uzun zamanın gerçekte olmadığını ve çok kısa bir sürdüğünü ancak uyandırıldıkları zaman fark edebilmektedirler.

Günümüz de “sanal gerçeklik” ve “arttırılmış gerçeklik” uygulamaları ve ekipmanları sayesinde artık olduğumuz yerden ayrılmadan sanki oradaymış gibi sanal olarak gezmemizi sağlayabilmektedir. Bir müzeyi gezmek için basit bir 3 boyutlu gözlük ve internet bağlantısı yeterlidir. Dünya’da ülkemizde bir çok müze bu teknolojiye uygun altyapıyı ücretsiz olarak sunmaktadır. Bunun için ilgili müzenin web sitesine erişip “Sanal Tur” yazılı yeri tıklamanız yeterlidir. 

Bu gelişmeler sayesinde günümüz seyahat acentaları tatil satın almak isteyen müşterilerine gitmek istedikleri otelleri bu 3 boyutlu gözlükler aracılığıyla satış ofisinde sanal olarak gezdirebilmekte ve artık günümüz tüketicileri satın alacakları otelleri daha satın almayı gerçekleştirmeden oradaymış gibi gezip görmeleri sağlanabilmektedir. 

Elon Musk’un duyurduğu bu yeni buluş sayesinde “tatil” kavramı da bir başka boyuta taşınacak gibi gözüküyor. Beyne yerleştirilen bu tür cihazların gelişimine paralel olarak çok yakın bir zaman da insanlar tatile gitmek ve eğlenmek için oldukları mekanları terk etmeden sanki oradaymışcasına tatillerini yapabilecekleri imkanlar sunulabilecektir. Hatta daha da ileri giderek tıpkı “inception” filminde olduğu gibi oluşturulacak özel alanlar da uzanacağınız rahat koltuklara bağlı cihazlar aracılığıyla “rüya” aleminde arzu ettiğiniz konsepte bir tatili sadece birkaç dakika da yapmanız sağlanacaktır. 15 günlük bir tatilden elde etmeyi umduğunuz, dinlenmişlik, yenilenmiş olma ve yeniden işe motive olmuş bir hazır hissediş için sadece bir kaç dakika bu cihaza bağlanmanız yeterli olabilecektir. Bu tür uygulamalar şüphesiz normal tatil uygulamalarını bitirmeyeceği gibi, tatile çıkmak isteyipte gerek parasal kısıtlılıklardan, gerekse de zaman sıkıntısından dolayı tatil yapamayanlar için önemli bir alternatif oluşturacaktır. 

Normallerin bile artık “Yeni”lendiği günümüzde yukarıda yazdıklarım her ne kadar ilk kez okuyunca gerçekleşmesi uzak bir hayal gibi gözükse de, sadece mart ayından beri yaşadıklarımız artık hiç bir şeyin imkansız olmadığını göstermiştir. Telefonların cebe girmesi, akıllanması ve hatta internet aracılığıyla tüm insanlar olduğu kadar tüm cihazların internete bağlı olması bugün için normal gelebilir ama çok değil bundan 20 -30 yıl önce hayal bile edemeyeceğimiz gelişmelerdi. 

Kalın sağlıcakla...
 

MAKALE YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin