Zamanın durduğu şehir Yalvaç


Göller bölgesinde bulunan, Isparta’ya bağlı Eğirdir ile Şarkikarağaç arasında sanki gizlenmiş bir şekilde yer alan YALVAÇ tabelasını kaçırmadıysanız şehre girdiğinizde “Yavaşlayın Yalvaç’tasınız” tabelası sizi karşılıyor. 


Bu tabelayı görünce ister istemez ayağınızı gazdan çekiyorsunuz. 2012 yılından beri “Sakin Şehir (Cittaslow) seçilen bu şirin ilçe, yılların değişimine meydan okuyarak hala eski yapısını korumaya devam etmektedir. Suni popülerlik kazanmış ve ziyarete gittiğinizde kalabalık insan yığınları sebebiyle doğru dürüst gezemediğiniz, gezseniz bile her şeyiyle doğallığını yitirmiş ve tamamen ticarete dökülmüş ürünlerin satıldığı yerlere gitmekten sıkıldıysanız “Yalvaç” tam sizin aradığınız yer. Gerek esnafı, gerek halkı yüz yıllardır sahip oldukları misafirperverliklerini hiç kaybetmeyip ilk günkü gibi korumaktadırlar. 

Tarih öncesi çağlara ev sahipliği yapmış olan Yalvaç bu haliyle de her tarafı buram buram tarih kokmaktadır. En muhteşem günlerini Roma döneminde yaşamış olan kent, o dönemde 100 bin nüfusu olduğu tahmin edilmektedir. Hristiyanlığın kurucusu ve teorisyeni kabul edilen Aziz Pavlus diğer adıyla (St. Paul) aslen Tarsus’lu olmasına rağmen Hıristiyanlığı yaymak amacıyla gerçekleştirdiği Kudüs’ten Roma’ya olan yolculuğu sırasında ilk durak olarak seçtiği yerlerden biri de Yalvaç’tır. 

Adını Resul anlamına gelen Yalvaç’tan aldığı söylense de şehri kuran Türk beylerinden YALVAÇ beyin adını verdiği de iddialar arasındadır. Tarihteki oynadığı bu önemle birlikte Selçuklular döneminde Kılıçarslanın kardeşi Devlethan’ın yardımıyla yapıldığı söylenen Devlethan camii de önemli tarihi yapılarından bir tanesidir. Ayrıca 800 yaşında olduğu tahmin edilen tarihi Çınar’ın altında kurulmuş olan ve adına Çınaraltı denilen meydan tüm kentin buluşma yeridir. Tek bir çınarın altında 11 tane kahve yer almaktadır ve bu ulu çınar görkemli haliyle sanki bu kahvelerin her birine kol kanat gerer bir vaziyette onları korumakta ve gölgesinde barındırmaktadır. 

Şehir içinde yapacağınız kısa bir gezintide, hala faal olarak çalışan, sanki tarih öncesinden bir kesit sunan eski usullerle üretime devam eden yerel esnafları görmeniz ve bunları hayran hayran seyretmeniz mümkün. Sosyal medya’da da bir hayli ünlü olan ve kendine has üslubuyla size yaşam dersi veren “Semerci Urhan” Usta’da sizi güler yüzüyle karşılamaktadır. 

İlçenin kendine has bir çok yiyecek içeceğinin olmasının yanında mahalle arası fırınlarda pişirilen ve en ünlüsü diyebileceğimiz “Hamursuz” adı verilen ve maya kullanılmadan yapılan bir çeşit ekmeğinin ise tadına doyum olmamaktadır. Bu fırınların en önemli bir diğer özelliği ise günümüzde de hala tamamı kadınlar tarafından işletilmeye devam etmesidir. 

Hala her pazartesi dualarla açılan yerel semt pazarıda tamamen yerel yetiştiricilerin doğal olarak ürettikleri ürünleri pazarladıkları bir yer olup, her hafta bir şenlik havasında alışveriş yapılmaktadır. 

Ayrıca Eğirdir Göl’ünün Hoyran tarafında yer alan plajından da göle girmek mümkün. Ayrıca “Aşağıtırtarlar köyü” sınırları içinde yer alan kaya kilisesi ve Limenia tarihi adası da görülmeye değer yerler arasındadır. 
Yalvaç’ta dericilik, keçecilik, semercilik, bakırcılık, at arabası yapımcılığı gibi geleneksel zanaatlar her geçen gün azalarak ta olsa varlıklarını sürdürmeye devam etmektedir.

Ayrıca 200 metrelik kısmı hala ayakta olan 11 kilometrelik su kemerleri ve kazıları hala Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özhanlı tarafından devam eden 1600 rakımlı tepe de yer alan MEN TAPINAĞI (Ay tapınağı) kazıları da olanca hızıyla devam etmektedir. Henüz çok başında olmasına rağmen elde edilen buluntular ve çıkan eserler buranın arkeoloji dünyasında hak ettiği eşsiz yerini almasını sağlamıştır. 

“Bir günde 5 bin yıl” sloganıyla tanıtımı yapılan Yalvaç’ta gerçekten bir günde neolitik çağdan bugüne uzanan uygarlıkların ayak izleri üzerinde yürümeniz mümkün. 

Eğer sizde artık modası geçmiş ve herkesin akın ettiği o eskimiş yerlerden sıkıldıysanız mutlaka en az bir ve mümkün ise iki gününüzü Yalvaç’a ayırın. Pişman olmayacaksınız.
 

MAKALE YORUMLARI
  • Nuriye Çakırca
    Sayın Mehmet Bahar Yalvaç ile ilgili makalenin için çok teşekkürler. Emeğinize sağlık .
    27.07.2019
Sizde Yorum Ekleyin