BANKALAR ANTALYA'NIN KREDİ SORUNLARINI TARTIŞACAK

BANKALAR ANTALYA'NIN KREDİ SORUNLARINI TARTIŞACAK

FİKRİ CİNOKUR - Turizmde 2001 yılında tüm zamanların rekorunu kırmasına rağmen Antalya bölge ekonomisinde yaşanan başta krediler olmak üzere diğer sorunlar da banka genel müdürlerinin katılımıyla tartışılacak.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin ATSO Meclisinde yaptığı konuşmada, Antalya ekonomisinin 2018 yılını 13 milyon 600 bin turist sayısı ile kapadığını, ihracatın da yüzde 10 arttığını söyledi.

Turist sayısı ve ihracattaki artışa rağmen ekonomi rakamlarında olumsuzluk görüldüğünü ifade eden Çetin, şunları kaydetti.
''Antalya göstergeleri finansman sorununa işaret etmektedir. Kredi hacmimiz 11 ay itibariyle geçen yıla göre sadece yüzde 11 artmıştır. Enflasyonu ve kur artışını düşünürsek kredi hacminde reel olarak önemli azalma olmuştur. Karşılıksız çek tablosunda biraz bozulma var. Karşılıksız çek oranı yüzde 2’lere doğru düşmüştü, kasımda yüzde 4.2, neyse ki, artış durmuş görünüyor. Bu koşullarda sınırlı bir bozulma olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Antalya büyük illere ve Türkiye ortalamasına göre daha iyi durumdadır.''

Konut satışlarında 2018 Aralık ayında ekside kaldığını, iç piyasada ise durgunluğun devam ettiğine dikkat çeken Davut Çetin, yabancıların konut alımlarında Aralık ayında önemli artış olduğunu vurguladı.  Çetin, ''Bu yıl hem Türkiye genelinde hem Antalya'da yabancı alımlarında rekor kırılmıştır. Geçmişte yılda 6 bin satış rakamlarına ulaştığımız olmuştu, bu yıl 8 bine yaklaştık'' dedi.

ANTALYA EKONOMİSİNİN SORUNLARI TARTIŞILACAK
Şu anda ekonominin durgun döneme girdiğini, ancak turizm  sezonuna doğru canlılığın başlamasından umutlu olduklarını belirten ATSO Başkanı Çetin, Antalya ekonomisinde yaşanan sorunları  8 Şubat 2019 tarihinde TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun yönetiminde ve 12-13  banka genel müdürü ya da yardımcısının katılımıyla tartışacaklarını söyledi. 
Davut Çetin, Türkiye'nin ünlü ekonomisti Mahfi Eğilmez konuşmacı olarak katılacağı toplantının da 13 Şubat 2019 tarihinde düzenleneceğini belirtti.

ANTALYA RAPORU 
Geçtiğimiz günlerde Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın katılımıyla toplantı düzenlendiğini anımsatan Çetin, bu toplantıda ekonominin ve Antalya’nın sorunlarının dile getirildiğini ve Antalya raporu hazırlayıp sunduklarını anımsattı.
Raporda kredi ihtiyacı ve KDV alacakları konularına öncelik verdiklerini, Hal kanunu, tarım işletmelerinin ruhsat almalarındaki sorunlar ve sera modernizasyonu teşviklerini gündeme getirdiklerini kaydetti.

EKONOMİDE YAVAŞLAMA DEVAM EDİYOR
Ekonomide yavaşlamanın devam ettiğini, birçok KOBİ'ninde  sıkıntılara dayanmakta zorlandığını vurgulayan ATSO Başkanı Davut Çetin, şöyle devam etti.

'' Sanayi üretimi Kasım’da yüzde 6.5 düştü, Aralıkta da düşüşün devam etmesi bekleniyor. Ocak ve sonrası ihracatın durumuna bağlı olacaktır. Otomotivde Aralık ayı düşüşü yüzde 42, yıllık düşüş yüzde 35 oldu. Beyaz eşyada daralma yüzde 17 oldu ve Aralık ayındaki satış hacmi 2008 yılı düzeyinde kaldı. Tüketici güveni Kasımda artışa geçmişti, aralıkta yeniden inişe geçti, ocakta iniş devam etti. Geçen hafta IMF dünya ekonomisine yönelik bir rapor yayınladı. Türkiye ekonomisi tahminlerini de revize etti. IMF yıllık büyümenin yüzde 0.4 olacağını tahmin etmiş, yıl sonu dolar kurunu yüksek tahmin etmiş. Temennimiz daha güzel bir senaryonun gerçekleşmesidir. Döviz girişi artarsa ekonomide yaza doğru biraz düzelme başlayabilir.''

ÖNERİLER
ATSO Başkanı Davut Çetin, ekonomide sorunların çözümü konusunda da önerilerini şöyle sıraladı.

- Ülke olarak yapısal reformları neredeyse unutmaya başladık.  Artık konut olsun diğer sektörler olsun, ihracata, dışa açılmaya, markalaşmaya, teknolojiye daha fazla önem vermeliyiz.
-İhracatımız arttı diyoruz, ama dünya payımızda artış yok. Bir başka veri ihracatın kilo değeridir. İhracatımızın kilo değerini artırmayı çok konuştuk, ama ilerleme sağlayamıyoruz. Bu konuda 2014’ün gerisine düşmüşüz. 
-Çin’den 20 milyar dolarlık mal alıyoruz, 2.5 milyar dolar ihracat yapabiliyoruz. Hindistan gibi milyarlık nüfusa ihracatımız çok az, Japonya, Meksika, Brezilya, Kanada gibi büyük pazarlarda yokuz. Geçen yıl ihracat yapan şirket sayımız 80 bin oldu, 2015’te 69 bindi, yani iyi bir gelişme var, ama Almanya’da ihracatçı firma sayısı 300 binden fazla. İspanya bizim iki katımız.
- Markalaşmada, inovasyonda, teknolojide daha hızlı ilerlemeliyiz.  
-Son 50 yılın en şiddetli hava koşullarını yaşadık. Artık afet deyip geçmemek ve iklim değişikliği gerçeğini iyi anlamak zorundayız. Küresel ısınma birden bire sıcaklık artmasıyla gelmiyor, aşırı yağış, aşırı soğuk ve aşırı sıcak dalgaları şeklinde geliyor. Bu nedenle erken uyarı sistemlerinden altyapıya ve seraların yapısına kadar her alanda önlem almalıyız. 
-Antalya'da 278 bin dekar sera alanının 65 bini cam sera, 187 bini plastik. Plastik seraların çoğu yeterli altyapıya sahip değil. Antalya'da seraların ciddi biçimde elden geçirilmesi gerekiyor. Hatta toplu sera bölgelerinin organize sera bölgesi ilan edilip hem altyapı hem yönetim bakımından modernizasyonunu konuşmalıyız. 

-Sera sigortası da geliştirilmeli. Antalya'da sigortalı sera alanı 60 bin dekarın üzerine çıkmış, 26 bin üretici poliçe sahibi olmuş. Fakat diğer taraftan 60 bin dekar henüz toplamın küçük bir bölümü.  
-Yalnızca tarımda değil, her alanda iklim değişikliğine karşı önlem almak gerekiyor. Çevrenin korunması konusunda daha bilinçli olmalı, afetlerden ders çıkarmalıyız.

- Dijital devrime ayak uydurmak için markaya, fikri mülkiyete, hukuk reformuna, eğitim reformuna önem vermeliyiz.   Büyük reformlarla ülkenin verimliliğini artırmalıyız. 
-Antalya 4.0'da gündeme gelen, ayrıca bilişim sektörümüzün de çalıştığı bir konudur. Sayın Bakan turizmde katma değerin artırılması gerektiğini de ifade etti. Sadece konaklama sektörü değil, esnafımız da katma değer meselesini anlamalı ve Antalya'da daha nitelikli mal ve hizmet üretimi hedeflenmelidir.
-Bu dönemde ilk 3 ayın SGK prim borçlarına erteleme gibi bir destek sağlanması da yararlı olacaktır. Ekonomide girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve likidite sağlanması için halen yeni önlemler gereklidir. Böyle bir dönemde peşin vergi uygulamasından vazgeçilmelidir.  Kamu kurumlarının reel sektöre borçları zamanında ödenmelidir. Elektrik faturasında TRT payı sanayide kaldırılmıştı, artık diğer sektörlerde de kaldırılmalıdır. 

KAÇAK İÇKİ ÜRETİMİ ARTIYOR
ATSO Meslek komitelerinin sorunları belirlemek için çalıştığını, bu sorunları da hükümet yetkililerine ilettiklerini anlatan Çetin, kaçak içki üretiminin arttığına dikkat çekti. Çetin, şöyle konuştu.

''Beşinci grubumuz, yani içecek ve içki sektörümüz, alkollü içkilerdeki vergi yükünden şikâyeti dile getirmiştir. Bu vergi yükü yüzünden üreticinin, restoran ve eğlence sektörünün hem de bağcılık sektörünün kaybettiğini, ayrıca kaçak üretimin tekrar arttığını belirtmişler. Duyduğumuz kadarıyla, artık birçok insan evde içki üretiminde uzmanlaşmış durumdadır. Aşırı vergi içki tüketimini artırıcı yönde etki etmeye başlamıştır. Olan sektöre, turizme, restoranlara ve üzüm üreticilerine olmuştur. Dolayısıyla bu vergi yükünün azaltılması yararlı olacaktır.''

PATRONLAR ZENGİN ŞİRKETLER FAKİR KALDI
Girişimcilerin de kendilerini yenilemesi gerektiğini anlatan Çetin, şirketlerin sermayesine önem verilmesi gerektiğini vurguladı. ATSO Başkanı Davut Çetin sözlerini şöyle tamamladı.

''Biz girişimciler olarak kendimizi yenilemeliyiz. Bugüne kadar şirketlerimizin sermayesine önem vermedik, Türkiye’de patronlar zengin, ama şirketler fakir kaldı. Burada devletin de hatası var. Şirket ortağının para çekmesinde %23 stopaj gibi anlamsız yükler nedeniyle bu yapı yerleşti. Artık ortaklıkla büyümeli ve şirket sermayelerimizi güçlendirmeliyiz.''

HABER YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin