Davut Günaydın, TÜRSAB’a adaylığını açıkladı

 Davut Günaydın, TÜRSAB’a adaylığını açıkladı

Tigris Turizmin sahibi, eski TÜRSAB yöneticilerinden Davut Günaydın, yıl sonunda yapılması beklenen TÜRSAB’a başkanlığını düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı.

 

Davut Günaydın, 35 yıldır turizmi severek yapıp, sektörün her kademesi ve her aşamasında çalıştığını, biriken tüm sorunları kısa zamanda çözüme kavuşturmak üzere çatı örgütü TÜRSAB’ın yönetimine aday olduğunu belirtti.

 

Şimdiye kadar hiçbir meslektaşı veya büyüğü için ağzımdan kötü bir kelime çıkmadığını, kampanya boyunca da çıkmayacağını ifade eden Günaydın, ‘’Neden aday olduğum tamamen TÜRSAB’ın kurumsal pozisyonu ile alakalı ve yapılması halinde, daha iyi olacağına inandığım çalışmalarla ilgilidir. Bu konuda yol haritamı bir anlamda “manifestom” olarak sizlerle paylaşıyorum’’ dedi.

 

Günaydın, yapacakları çalışmaları madde madde ayırarak şöyle konuştu:

  1. TÜRSAB’ın  İTİBARI;

Son 10 yıllık süreçte, özellikle son yönetimden şimdiki yönetime geçiş sürecinin TÜRSAB açısından çok zorlu ve sancılı olduğu hepinizin malumu. Bu zorlu süreç, TÜRSAB’ın kamuoyu nezdinde önemli itibar kaybı yaşamasına yol açtı. Ama şimdi bunun neden ve nasıllarını değil, çözüm yollarını konuşmalıyız. Kurumun kaybolan itibarının geri kazanılması hem TÜRSAB hem sektör hem de mesleğimiz için çok önemli hale geldi.

Başta T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığımız olmak üzere tüm Devlet kurumları ve paydaşlarımızla kucaklaşmak, TÜRSAB’ın yaptığı faaliyetlerle kamuoyu nezdindeki varlığını hissettirmek ve itibarını yükseltmek temel vaziferimizden biri olacaktır.

  1. TÜRSAB TEK YÜREK

Bu konu çok önemli. Geçmişten gelen alışkanlıklar, uygulamalar ve söylemlerle meslektaşlarımız ayrıştırılıp, ne yazık ki kamplaştırıldı. Bu da kutuplaşmalara neden oldu. Arkadaşlıklar, dostluklar bozuldu. Dahası bu durum, Birliğe olan inanç ve güveni de yok etti.  

Eleştiriler ve ithamlar amacından çıkmış. Üyenin Birliğe, Birliğin de üyesine karşı tutum ve hareketleri kabul edilemez bir noktaya geldi. Bunun neticesinde de tüm saygı dengeleri alt üst oldu. Birliğimizin tüm üyelerini kucaklayacak şekilde güvenin yeniden tesis edilmesinin sağlamak zorundayız. Üyelerimizin Birliğimize karşı güven ve saygısının yeniden tazelenmesi konularını önümüze temel bir hedef olarak koyduk. TÜRSAB’ın “tek yürek” olarak, tüm üyelerimizi kucaklayan, herkese eşit mesafede duran, kurumsal ve önder bir meslek örgütü kimliğini yeniden kazanacağına çok inanıyorum.

 

  1. HAKSIZ REKABET ve MESLEK İLKELERİ

Aslında bu son derece geniş bir ifadeyi kapsamaktadır. Zira rekabetin haksız olduğu bir ortamda bunun gerekçesi, bir tarafı sorumlu tutmak doğru değil.  Önce kendi kapımızın önünü süpürmemiz gerekmez mi? Meslek etik ve ilkelerinin uygulanmadığı, mesleğin haysiyetinin gözetilmediği bir ortamda konunun çözüm veya nedenlerini karşı tarafta aramak doğru bir politika olabilir mi? TÜRSAB, 46 yıllık şanlı bir geçmişe sahip çok köklü bir kurumdur. Kurumda görev alan büyüklerimiz, mesleklerine olan saygı ve sahip oldukları deneyimlerden dolayı, geçmiş yıllardaki imkansızlıklara rağmen, yazılı ve yazılı olmayan meslek etik ve ilkelerini uyguladı. Son yıllarda ise eskiden uygulanan bu kuralların şimdi TÜRSAB’ın tozlu raflarına kaldırıldığına tanık oluyoruz.  Meslek büyüklerimizin hazırladığı temel ilkeleri okuduğumuzda, halen güncel ve uygulanması halinde pek çok sorunu bertaraf edeceğini görüyoruz. Bunların yeniden düzenlenmesi açıklarımızı kapatır. İşte o zaman havayolları başta olmak üzere, haksız rekabet unsurları ile topyekûn ve sonuç odaklı mücadele edebileceğiz.

  1. UÇAK BİLETİ SORUNLARI ve HAVAYOLU İLİŞKİLERİ

Haksız rekabet denince manifesto sıralamasında hemen bu maddeye geçmek şart oldu. Bildiğiniz gibi, özellikle 2015 yılından bu yana Havayolu Biletleme ve IATA konularında sağlanmış ilişkiler var. Hali hazırda uygulanmakta olan program çerçevesinde, devam eden sorunların toptan çözümü konusunda Birlik olarak daha gerçekçi ve sonuç odaklı çalışmalara imza atacağız.   

Gelinen aşamada, artık, çalışması yapılmış ve sektörün geleceğini kurumsallaştırıp, acenteleri sistemin içinde tutacak yasal mevzuatların uygulanması bekleniyor. Sivil Havacılık’tan Maliye’ye kadar sektörün göbekten bağlı olduğu kurumlarla ilişkilerimizi sıkılaştırmak zorundayız. Gerekirse bu kurumların kapısının önünde kamp kurup, ilgili mevzuat ve kararların yürürlüğe geçirilmesi konusunda çalışmalar yapacağız. Şimdiye kadar TÜRSAB’ın tarihinde yapılmamış son derece etkili bir çalışma başlatıp, bu çalışmaları hedefimize ulaşıncaya kadar devam ettireceğiz.     

 

  1. TRANSFER, ULAŞIM ve TAŞIMA SORUNLARI

Günümüzde Acentaların temel iştigal konularından olan Acentanın kendi araçları ile kendi müşterilerini transfer ve taşıma konusunda karşılaştıkları sorunları görmezden gelemeyiz.   

Hal böyle iken; üstelik konaklama sektörünün Acentaların iştigal konusuna doğrudan müdahil olup transfer yapıyor. Hatta daha da öteye gidip sahip oldukları araçların transfer dışında tura da gitmeleri kesinlikle kabul edilemez!  Bunun hiçbir gerekçesi veya örneklemesi olamaz.

Bu husus ile kesinlikle ve gerekirse de hukuki zeminde gerekli mücadelemizi yapacağız. Farklı tarafların verdiği görüşlerin de reddini sağlayıp, üyelerimiz lehinde olan bu müktesep hakkın geri alınmasını ve uygulanmasını sağlayacağız. Bu konu çalışma programımız içinde ayrı bir öneme haizdir.

 

  1. HAC ve UMRE SORUNLARI;

Hac ve Umre sorunlarının günün koşullarına ele alınıp Acentalarımız lehinde güncellenmesi için gerekli çalışmalar ve lobi faaliyetleri hassasiyetle gerçekleştirilecektir.

 

  1. TURİST REHBERLİĞİ VE SORUNLARI;

Rehberlik,

Sayı Yetersizliği,

Türkçe Rehberlik gerekliliği,

Rehberlerin kaçak tur faaliyetleri,

Sektör paydaşlarının haklarında gözümüz yok, ama herkes işini yapsın...

 

  1. MÜZE BİLETLERİ ve DİĞER KAYNAKLAR

Müzeler ve ören yerleri şüphesiz bir turun temel konularından biri olup, maaliyet esasıyla da üyelerimizin temel giderlerindendir. Müzelerin müşterileri turistler ve bu turislerin çok büyük oranında müzeye götüren ise Acentalardır. Ortada taraflar arasında bu kadar birbirine grift bir gereklilik varken bunun şartlarının tespiti de önemlidir. Sahibi ister Bakanlık ister ihaleyle alan aracı firma olsun “ben yaptım oldu” yaklaşımını kabul edemeyiz. Sezon ortasında alınan kararların üyelerimize maliyeti çok ağır oluyor. Bu sebeple;

-  Müze Biletlerindeki indirim oranlarına doğrudan müdahil olacağız,

- İncoming yapan üyelerimizin gelirlerinin ihracat sayılması ve teşviklerden yararlamasını sağlayacağız,

-  Fuar ve Tanıtım için teşviğinin çıkartılmasını sağlayacağız,

- Başka kurumlara sağlanan tahsis, teşvik gibi iş geliştirici tedbirlerden üyelerimizin faydalanmasını sağlayacağız.  

  1. YOL GÖSTERİCİ, ALTERNATİF ÜRETEN BİR TÜRSAB

TÜRSAB; imkanları ve vizyonu ile üyelerine yol gösterici olmalıdır. Diğer yandan ise üyelerinin faaliyetlerini teşvik etmek ve projelerine destek vermek asli görevi olmalıdır. Keza üyelerin mevcut işleri yanında faaliyetlerini çeşitlendirecek, ek faaliyetlerle gelirlerini artıracak programlar hakkında da vizyon sunmalıdır.

Sağlık Turizm, Spor Turizmi, Ev Turizmi, Gastronomi, Karavan Turizmi ve bunlar gibi daha pekçok branşta üyelerin önünü açacak etkili mevzuat çalışmaları yapılacak. Bu alanlarla ilgili olarak KOSGEB, Valilik, Kalkınma Ajansları, Yerli ve Yabancı Fonlar ve benzeri kurum ve kuruluşların verebileceği teşvik ve desteklerden yararlanmak üzere özel çalışmalar yürütülmeli, yürütülecektir. Bununla ilgili Birlik bünyesinde güçlü bir AR-GE departmanı derhal faaliyete geçirilecektir.  

 

  1. SEYAHAT ACENTALIĞININ İTİBARI, KAÇAK FAALİYET ve AKTİVİTELER

Hiç şüphesiz ki üyelerimizin canını yakan, ekmeğine mani olan kaçak faliyetler, kesinlikle bir haksızlık hatta hırsızlıktır. Bunların önüne geçilmeli, geçilecektir.

Başta Kamu Kurumlarının özellikle de Belediyelerin, derneklerin, STK ların sözde sosyal aktivitite adı altında yapmış olduğu tüm turistik ve gezi faaliyetleri için mutlak surette Seyahat Acentası kullanması sağlanacak. Bunun dışındaki aktiviteler için her türlü hukuki yaptırımlara da müracaat edeceğiz.

 

  1. LOBİ FAALİYETLERİ

TÜRSAB; Hiç kuşkusuz Turizm sektörün lokomotifidir, en azından eskiden öyleydi. Lakin son yıllarda bir yandan yatırımcılar öbür yandan konaklama sektörü gibi paydaşların kuvvetli lobi faaliyetleri neticesinde, diğer yandan biraz önce ifade ettiğim olumsuzluklardan dolayı ne yazık ki bu liderliğini kaptırmıştır. Bugün Bakanlık dahil TÜRSAB gibi üst bir kurum yerine Rehberleri hatta dernekleri muhatap alması hepimizin önemli bir kaybı, ayıbı ve yarasıdır. 

Mevzuatımızın bağlı olduğu en önemli merkez ANKARA’dır. Bu sebeple gerek TÜRSAB’ın gerekse Seyahat Acentalığının ne olduğunu ve önemini anlatacak kapsamlı lobi faaliyetleri başlatılacağız. Hatta iş bu manifestomuz kapsamında bahse konu sorunları çözüme kavuşturana kadar, Yönetim Kurulu toplantılarını Ankara’da yapacağız. İlgili bakanlık ve kurumların önünde tabiri caiz ise kamp kurup, sonuç alana kadar lobi faaliyetlerini başlatıp, hızlandıracağız.

 

TÜRSAB şikayet etme mercii değil bir çözüm merkezi olmak zorundadır. Medya üzerinden atılan iftiralar Birliğe ciddi zararlar vermiştir. Artık bu sayfaların kapanması gerekiyor. Çözemeyeceğimiz sorunlar için bizden asla vaat duymayacaksınız. Faaliyetlerimiz ile ilgili cevabını veremeyeceğimiz hiçbir soru olmayacak. Tüm sorunları şeffaflık, birlik içinde yani tıpkı mottomuz gibi “tek yürek” olarak çözmek temel önceliğimiz olacak.

Amasız, Fakatsız, Lakinsiz ele ele vermek zorundayız. TÜRSAB’ın temel vizyonu kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklamak olmalı/olacaktır.

TÜRSAB mutlak surette her zaman Ulaşılabilir olmalıdır/ olacaktır. Bunun için güçlü CRM uygulamalarıyla üye sorunları takip edilecek. Süreç izlenecek, üyeden isteyip aldığı her türlü hizmet sonunda bunları puanlaması istenecek. İşte bu uygulama yönetimin karnesi olacaktır. Zaten demokrasi ve gerçek kurumsallaşma bu değil midir?

Vaadler seçimden seçime gündeme gelmemelidir. Tüm Yönetim ve Komite toplantıları katılımcılara açık ve izlenebilir olacaktır. Hesaplar, iştirakler bütçe ve bilançolar üyelerin denetimine açık olacaktır.

 

Son olarak şunu kesinlikle belirtmek isterim ki, bizler veya başkaları kim olursa olsun, Seçmen üyelerimiz, TÜRSAB ’ta görev almak isteyen meslektaşlarımızı değerlendirirken mutlaka “TÜRSAB’a ihtiyacı olanları değil, TÜRSAB’ın ihtiyacı olanlara görev verip, seçmelidir.”

Umuyor ve diliyorum ki genel kurullarımız çok eskilerde olduğu gibi bir şölen havasında yapılsın. Çoluk çocuğumuzla katılacağımız hasret gidereceğimiz, gereksiz tartışmalar yerine sektörel sunumları dinleyeceğimiz nitelikli kongreler olsun.’’

  

HABER YORUMLARI
Sizde Yorum Ekleyin